Güven, insanlar arası ilişkilerde, ilişkinin en temelini oluşturan önemli bir değişkendir. İletişimin, sağlıksız, verimsiz ve kısa vadeli olmaya doğru evrilmesinin en önemli nedenlerinden birisi, güven ilişkisinin olmadığı iletişimdir. Kişinin, güven olgusunu ilişkisinin tümüne genelleyerek algılaması, bu durumu travmatik olarak nitelemesine ve hayata küsmesine neden olabilmektedir. Güvensizliğe sebep olan faktörlerin nasıl oluştuğu, kişinin hayata küsmesinin düzeyini ortaya çıkarabilmesi açısından önem taşıyabilmektedir. Bu araştırmanın amacı kişilerarası iletişim sürecinde, güven ve travma sonrası hayata küsme düzeyi arasındaki ilişkinin, cinsiyetlere bağlı olarak anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek ve karşılaştırmaktır.