6+'lı Masa'yı oluşturan siyasi partilerin genel başkanları önceki gün Saadet Partisi'nin ev sahipliğinde bir araya geldi. Saatlerce süren toplantı sonunda ortak adayın belirlendiği ve parti genel başkanlarının partilerinin yönetimlerini aday ile ilgili olarak bilgilendirmelerinin ardından 6 Mart 2023 Pazartesi günü adayın açıklanacağı bildirildi.
ADAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU OLDUĞUNUN DUYULMASINDAN SONRA İYİ PARTİ TARAFI HAKLI BİR ÖFKEYE KAPILDI!
Ancak bu açıklamanın yapılmasından çok da bir zaman geçmemişti ki adayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğu kamuoyuna yansımaya başladı. Bu durum CHP'liler tarafından büyük sevinç ile karşılanırken, İYİ Partililerin büyük tepkisine neden oldu.
Meral Akşener toplantıdan sonra partisinin üst düzey yöneticilerini ve Ankara'da bulunan milletvekillerini acil toplantıya çağırdı.
Tabi bu arada 6+'lı Masa'nın açıklamasının aksine İYİ Parti Grup Başkan Vekili Erhan Usta'nın toplantıda ortak bir aday üzerinde mutabakat sağlanmamış olduğunu söylemesi dikkat çekti. Bir başka dikkat çeken açıklama İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır'dan geldi. Dikbayır önce "Millet beşten büyüktür" diye bir tweet attı, sonra gelen tepkiler üzerine o tweet'ini sildi.
Aslında olup bitenler şunu rahatlıkla gösteriyordu:
İYİ Parti'nin "kazanacak aday" olarak gördüğü Mansur Yavaş, olmadı Ekrem İmamoğlu teklifine karşı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Onlar CHP'nin belediye başkanlarıdır ve görevlerinin başında kalacak" diyerek Akşener'in teklifine karşı çıktı. İddialara göre Kılıçdaroğlu, Akşener'in bu çıkışı üzerine "Gerekirse masadaki 5 parti adına yaparız toplantı sonrasında açıklamayı" ifadeleri ile İYİ Parti'yi köşeye sıkıştırmaya çalıştı. İYİ Parti'yi masayı dağıtan parti pozisyonuna düşmemek için toplantı sonrasındaki bildiriye, Kılıçdaroğlu'nun restini görmesine karşın Meral Akşener de imza koydu.
İYİ PARTİ'YE AKŞENER FOTOĞRAFI İLE ASILAN DEV PANKARTTAKİ İFADELERLE NE DENMEK İSTENİYOR?
Tüm bu gelişmelerden sonra İYİ Parti'de önceki akşam gerçekleştirilen toplantı saatler sürdü. Tam bu sırada İYİ Parti Genel Merkezi'ne dev bir pankart asıldı. Pankartta Meral Akşener'in fotoğrafının altına şu ifadelerin yazıldığı görüldü:
"Ülkemiz ve milletimiz için verilen bu emeğin, tek bir damlasını bile heba etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz."
Peki bu sözler ne anlama geliyor?
Bu sözler "Biz anketlerde en yüksek oyu alan, sahada bizlere söylenen Mansur Yavaş'ı aday yapmak istiyoruz öncelikli olarak ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sürekli olarak kendi adaylığını dayatıyor. Kendisinin kazanacağına kendi partilileri başta olmak üzere sahada pek kimse inanmıyor ve bu yüzden Kılıçdaroğlu'nun adaylığını desteklemiyoruz. Bugüne kadar yapılan çalışmaları Kemal Kılıçdaroğlu kendi adaylığını masaya dayatarak heba etmek istiyor!"
Evet, İYİ Parti'de yapılan ve dün de tüm milletvekillerinin katıldığı toplantı ile devam eden görüşmeler sonunda nasıl bir karara varılacağı henüz netleşmiş değil. İYİ Parti'nin bu görüşmeler sonunda "Madem kazanacak aday Mansur Yavaş'ın adaylığına sıcak bakmıyorsunuz (ki bu arada onlar hepimizin desteği ile seçildi ve hepimizin büyükşehir belediye başkanları, CHP'nin değil) ve sahada, anketlerde Erdoğan'a karşı zayıf kalan Kılıçdaroğlu'nun adaylığında ısrar ediyorsunuz öyleyse gelin ilk turda tüm siyasi parti genel başkanları aday olsun, en yüksek oyu alan her kimse ikinci turda onu destekleyelim" babında bir görüş ortaya çıkabilir ve hayata geçirilebilir.
KILIÇDAROĞLU TOPLUMDAN GELEN SESLERİ DUYMAMAK VE KENDİ ADAYLIĞINI DAYATMAKLA SUÇLANIYOR!
Böyle bir karar 6+'lı Masa'nın dağıldığı anlamına da gelmez. İYİ Parti, muhtemel Kemal Kılıçdaroğlu adaylığı ile meydana gelecek bir mağlubiyetin sorumluluğunu tüm bu açıklamaları yaparak bugünden üzerinden atmak istiyor. Tüm bu gelişmelere rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına evet demek zorunda kalırlarsa, seçimden sonra ortaya çıkan tablo için "Bakın, gördünüz mü; biz o kadar da uyarmıştık ama dinletemedik" deme hakkına sahip olacaktır.
Diğer yandan Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına CHP'lilerin oldukça sevindiğini görüyoruz. Hatta daha önce Kılıçdaroğlu'nun aday olmaması gerektiğini düşünen birçok CHP'li de bu kararı ayakta alkışlıyor. Anketlerde ise Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a karşı en az 5 puan fark atıyor gösteriliyor. Anketlerdeki durumun sahada gerçekten de bir karşılığı var mı bilmiyoruz. Ancak geçen yıl Haziran ayında 6+'lı Masa'ya rağmen kendi danışmanı önderliğinde Kılıçdaroğlu Gönüllülerini kuran ve sahada çalışmalar yürüten Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş seslerini duymazdan gelmeye ve kendi adaylığını dayatmaya devam etti. Bugün gelinen nokta aslında bunun böyle olacağını gösteriyordu. İYİ Parti'nin Pazartesi gününe kadar yapacağı görüşmeler ve değerlendirmeler sonrasındaki tavrı Kılıçdaroğlu'nun bu politikasının tutup tutmaması anlamına gelecek.
Şurası var ki 6+'lı Masa tarafından en çok vurgulanan şey demokrasi kültürüydü. Görüldü ki 6+'lı Masa'da dahi bu kültürden eser yok. Çünkü 6+'lı Masa adeta Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığını ortak bir mutabakat sonucuymuş gibi kamuoyuna duyurma adına kurulmuş; ne anketler dinleniyor, ne masada CHP'den sonra en büyük oy oranına sahip partinin düşünceleri kâle alınıyor!
Kendi partisinde kurultay yapmayan, 6+'lı Masa'ya sadece kendi adaylığına yol açacak dayatmalarda bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Türkiye'ye demokrasi vaat etmeleri doğrusu insanı derin düşüncelere itiyor. Kılıçdaroğlu'nun kazanıp kazanmayacağından daha büyük bir sıkıntı varsa o da; kendisinin CHP'de yıllardan beri birçok Atatürkçü ve ulusalcı isimleri kovması, buna karşın HDP seçmenini muhtemelen bir Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinde kullanabilmesi için terör örgütü PKK ve uzantılarına karşı dahi ılımlı bir tutumda bulunması, Selahattin Demirtaş gibi terör örgütübaşı Öcalan'ın heykelini dikme hayali kuran birini çok masum ve günahsız gibi göstermeye çalışması gibi ulusalcı ve milli güvenlikle ilgili konulara hassas seçmenin canını sıkan yanlarıdır!
CHP'LİLERİN "SİZİN SEÇİME GİRMENİZE VESİLE OLDUK, BU YÜZDEN BİZİM DEDİKLERİMİZİ YAPMAK DURUMUNDASINIZ" YAKLAŞIMI GİTTİKÇE DAHA FAZLA CAN SIKIYOR!
Meral Akşener, bugüne kadar Kemal Kılıçdaroğlu'nun tutum ve davranışlarından dolayı CHP Genel Başkanına bir güven duyamadı. Zira daha 6+'lı Masa toplantıları henüz yeni başlamışken kendisini sahada desteklemesi için danışmanı koordinatörlüğünde Kılıçdaroğlu Gönüllüleri örgütlenmesini kurmuş ve paralel bir çalışma başlatmıştı. Bugüne kadar 6+'lı Masa'daki tavır ve davranışları da o tarihlerde kendince çizdiği plana tam olarak uyuyordu. Aslında Kemal Kılıçdaroğlu en başından beri "ortak akıldan" bahsediyordu ancak kendisine verilen özel bir akılla hareket ediyordu hep. Akşener'in öteden beri Kılıçdaroğlu'na bir türlü güven duyamamasının temelinde gerçekte yeteri kadar gerekçe bulunmaktaydı.
Diğer yandan CHP'lilerin İYİ Parti'ye karşı önceki akşamdan beri adeta savaş açmış hallerine şahit oluyoruz. Neymiş efendim, seçime girebilmelerini sağlamak için milletvekillerini İYİ Parti'ye vermişler!
Biz o tarihlerde nedenleriyle birlikte açıklamıştık: İYİ Parti'nin seçime girmesinin önünde hiçbir engel yoktu. CHP milletvekillerini göndermese de İYİ Parti seçime girebilmeleri için gerekli şartları aylar öncesinden sağlamış durumdaydı.
CHP'nin bu meseleden dolayı İYİ Parti'yi adeta esir almaya kalkışması, her dediğini onlara kabul ettirmeye çalışması elbette kabul edilebilir bir şey değildi. Evet, İYİ Parti'ye gereği yokken milletvekillerini ödünç vermişlerdi ancak İYİ Parti de yerel seçimlerde kendilerinin kazanabilecekleri büyükşehir ve şehirlerde bile CHP'nin adaylarını destekleyerek bunun karşılığını fazlasıyla vermişti.
Daha önce de çok defa dile getirdik. CHP'lilerin İYİ Parti'yi adeta esir almaya çalışması, İYİ Parti tarafından masaya getirilen teklifleri Kemal Kılıçdaroğlu'nun elinin tersiyle itmesi, üzerinde tartışmaya bile fırsat vermemesi artık bardağın taşmasına sebep oluyor. Bize sorarsanız İYİ Parti, CHP ve Kılıçdaroğlu tarafından kendilerine yapılan bunca dayatmaya çok bile dayandılar. Ancak bugün gelinen noktada 6+'lı Masa'yı dağıtan taraf olmak istemiyorlar. Bunun için de Kılıçdaroğlu'nun adaylığı dışında alternatif bir yol bulmaya çalışıyorlar.
Bakalım tüm bu gelişmeler sonunda Pazartesi gününe kadar aday konusunda İYİ Parti'nin görüş ve düşünceleri paralelinde bir gelişme yaşanacak mı yoksa Kılıçdaroğlu dayatması devam mı edecek!
Bekleyip göreceğiz...
ALINTI