Senfoni Orkestralarının konserleri ya da tiyatrolar eğlence amaçlı etkinlikler değildir. Kültür ve sanat eğilimli etkinliklerdir. Yaşadığımız 11 ilimizi 25 milyona yakın yurttaşımızı etkileyen deprem felaketinden sonra, ülkemizdeki senfoni orkestraları ve tiyatrolarda saygı ile yas çerçevesinde perdelerini kapattı.
Yurtdışında da yabancı topluluklar Türkiye'deki depremzedeler için konserler düzenlemeye başladılar. Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası da, bu haftadan itibaren normal programına geçiyor. Ülkemizin dünyaca ünlü en büyük piyano sanatçılarından biri olan Gülsin Onay, yaşadığımız büyük depremden sonra, ilk konserini Eskişehir'de verecek.
ÖZEL KONSER
Ender Sakpınar yönetimindeki orkestra, Gülsin Onay'a eşlik ederken, konserin geliri de Eskişehir'e gelen depremzedelere harcanacak. Bu durum dünyaca ünlü sanatçımız Gülsin Onay'ı da heyecanlandırdı. Sanatçımız Onay, sosyal medya hesaplarından şu paylaşımı yaptı:" 6 Şubat depremlerinde evlerini kaybeden ve Eskişehir'e yerleşen canlarımız için 'Ayni yardım konserimiz' 3 Mart 2023 Cuma günü saat.20.00 de yapılacaktır" .
Gülsin Onay'ın bu açıklamasından ve Büyükşehir Belediyesinin çalışmaları neticesinde, konsere büyük ilgi var. Piyano sanatçımız Onay'ı böyle bir konserde dinlemek ayrı bir gurur verecektir.
*** Sahneden Dayanışma Eskişehir'de
Mahşer-i Çümbüş topluluğu depremzedeler ile ilgili olarak sahnelediği oyunu, Eskişehir'de sahneledi. Topluluk üyeleri," Ana işi insana ve insanın duygularına dokunmak olan tiyatro sanatı üretenleri ve icracıları olarak,toplumsal sorumluluğumuzun bilinciyle #SahnedenDayanışma 'yı büyütüyoruz" diye paylaşımda bulundular.
Topluluk oyuncuları ayrıca, "Oyun gelirlerimizi depremzedelerle paylaşmanın yanı sıra,bölgedeki hayatın normalleşmesi ve toplumsal iyi oluşa katkı sunacak ilk etaptaki faaliyetlerimizi belirledik.Oyun gelirlerimizi, Afet Platformu'nda yer alan Sivil Toplum Kuruluşları ile paylaşıyoruz.Barınma ihtiyacı için paydaşımız İhtiyaç Haritası'nın #BirKiraBirYuva projesi'ni destekliyoruz.Afet bölgesindeki meslektaşlarımız ile dayanışma içinde olacağız.Depremden etkilenen insanlarımız yeniden bir hayat kurarken,başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere toplumsal iyi oluşu destekleyecek faaliyetler yürüteceğiz" dediler.
Sanatın iyileştirici ve insan ruhuna hitap eden özelliği her açıdan görülüyor.
*** 367 kararının mucididir
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nu 84 yaşında yitirdik. 2006 yılında YARSAV'ın kurucuları arasında yer aldı. 26 Mayıs 2012 tarihinde Türk Hukuk Kurumu Başkanlığı'na seçilmişti.
Okurlarımız 367 karraı nasıl bir şeydi diye sorabilirler. Kısaca şunları söyleyelim. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi 16 Mayıs 2007'de doluyordu. Seçim dönemine, başörtüsü ve laiklik tartışmalarıyla gelinmişti. Ülkenin çeşitli yerlerinde "Cumhuriyet Mitingleri" adıyla geniş katılımlı gösteriler düzenlendi. Seçimin kaderini ise, dört ay önce ortaya atılan 367 tartışmaları belirledi. Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 26 Aralık 2006'da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısında, 367'nin sadece karar yeter sayısı değil aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu görüşünü ortaya atmıştı. Kanadoğlu, oylamalara en az 367 milletvekilinin katılması gerektiğini, aksi halde sonucun geçersiz olacağını iddia etmişti. AK Parti hükümeti seçim kararı aldı. Seçimlerden yüzde 47 gibi bir çoğunlukla çıkan AK Parti, bir kez daha 367 sorunuyla karşı karşıyaydı. İşte tam bu noktada MHP yardıma yetişti ve "AKP kimi isterse aday gösterebilir. Biz Meclis'e gireriz, 367 sorunu yaşanmaz" açıklamasıyla krizin çözülmesini sağladı.
Kanadoğlu, Eskişehir'e birkaç kez gelerek toplantılara katılmıştı. Büyük ilgi görmüştü. O zamanda dikkatimi çekmişti. Uzun Samsun sigarası içerdi. Sigara nedeniyle koah hastalığına yakalanan Kanadoğlu, hastalığı yenemedi. Yaşama gözlerini kapadı. Önemli bir hukuk adamı tarihe geçen kararları ile hatırlanacaktır.
ALINTI