Kahramanmaraş merkezli bir hayli yıkıcı depremlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı 45 bini aştı. Aynı gün Elbistan merkezli 13.26'da meydana gelen depremden sonra kayıplarımızın 50 bini bulabileceğini söylemiştim esnaf bir dostumuza. "O kadar olmaz herhalde!" demişti. Sonra deprem bölgesine gitti bir ekip kurup. Ertesi sabah çalışmaya başladılar. Bir hafta kadar orada kaldılar, arabada yatıp kalkıp enkazdan bir çok canın kurtulmasına vesile oldular. Bölgeden döndükten sonra sohbet etme fırsatımız olunca benim ilk günkü tahmini hatırlattı ve "Sen 50 bini bulur deyince ben abarttığını düşünmüştüm. Ancak bölgeyi görünce anladım. Çok büyük bir yıkım var. Böylesine devasa bir yıkımın yaşandığı bir bölgede iş makineleri, bunları kullanabilecek ustalar ulaşır ulaşmaz çok hızlı bir arama kurtarma çalışması yapıldı. Yalnız şurası var ki on binlerce bina göçmüş. 10 binlercesi de kullanılamaz durumda. Milyonlarca mağdur insanımız var şu an. Ama milletimizin dayanışması üst düzeyde, bunun da üstesinden geliriz!" dedi.
GEÇİCİ OLARAK BAŞKA ŞEHRE GİTMEK İSTEYENLERİ TAHLİYE HAVA, KARA, DEMİR VE DENİZ YOLUYLA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR
Depremden sonra bölgeden şu an kadar 1.2 milyona yakın insanımızın başka şehirlerdeki akrabalarının yanına, durumu iyi olanlar kiraladıkları yeni yerlerine gittiler. Büyük bölümü de Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtları başta olmak üzere kamuya ait öğretmenevi ve benzeri kurumlara yerleştirildiler. Bölgeden 300 bin kadar insanımız Türk Hava Yolları (THY) tarafından bölgeden ücretsiz olarak tahliye edildi. Demiryolu ve karayolu ile tahliye edilenler de oldu.
Depremden sonraki günlerde birçok insanımız özellikle Mersin ve Antalya'ya akın ettiler. Antalya'ya akının esas nedeni, yaz sezonu başlayana kadar vatandaşlarımızın otellerde misafir edilmeleri. Şu an 120 binden fazla insanımızın bu otellerde misafir edildikleri kaydediliyor.
BİR ARA 1 MİLYONLUK MERSİN'E GELEN DEPREMZEDE SAYISININ 350 BİNE ULAŞTIĞI KONUŞULMAYA BAŞLANMIŞTI
Depremden sonra en büyük sıkıntıyı çeken illerimizden birisi Mersin oldu. Bölgeye yakın ve daha sıcak olan Mersin'e bir ara gelenlerin sayısının 350 bin olduğu duyuruldu. Ancak 1 milyonluk nüfusu olan bir şehrin o kadarı ağırlaması mümkün değildi. Zaten olamadı da. Buraya yığılıp bir kez daha mağdur olan vatandaşlarımız yavaş yavaş başka illere akmaya başladılar.
Anadolu Ajansı geçtiğimiz günlerde konuya ilişkin bir haber yayımlamıştı. Ajansın haberine göre bazı illerde bulunan depremzede sayıları şöyle:
Samsun: 15 bin 530
Bursa: 25 bin
Konya: 36 bin 736
Sivas: 19 bin 855
İstanbul: 3 bin 701
Trabzon: 14 bin
Kocaeli: 28 bin 36
Ankara: 205 bin 454
Kayseri: 40 bin 442
Van: 17 bin 400
Eskişehir: 22 bin 851
Elazığ: 50 bin
Mersin: 65 bin 496
Mardin: 27 bin
Muğla: 40 bin 300
Aydın: 24 bin 242
Antalya: 154 bin 86
Diğer iller: 325 bin 911
Görüldüğü gibi Eskişehir, mevcut nüfusuna göre en çok depremzede ağırlayan illerden birisi. Önemli bölümü fay hattı üzerinde bulunan şehrimize gelen depremzedelerin Eskişehir'de önümüzdeki yıllarda bir deprem beklendiğine yönelik haberleri duyunca sık sık, nasıl bir düşünceye kapıldıklarını, kendilerini nasıl hissettiklerini doğrusu merak ediyorum. Eskişehir halkının misafirperverliği elbette birçok şeyi unutturur ama insanın kendi memleketini ve yaşadığı bu şiddette bir felaketi unutması pek kolay olmaz. Allah başta depremzede kardeşlerimiz olmak üzere hepimizin yardımcısı olsun!
*** Alman Gazetesi Yılmaz Büyükerşen'in Cumhurbaşkanı adayı yapılması için göz kırpmış da o iş artık olmaz!
Almanya'da yayın yapan Frankfurter Allgemeine Gazetesi'nde Dr. Von Rainer Hermann'ın imzasıyla Eskişehir ve Yılmaz Büyükerşen ile ilgili "Bir Anadolu şehri Erdoğan'a meydan okuyor" başlıklı bir yazı yayımlandı.
Eskişehir'e ilişkin yapılan yorumlar ve verilen bilgiler konusunda da çok tartışılacak yazı, Eskişehir medyası ve basınına da "Türkiye bu şehri konuşuyor: Eskişehir" başlığı ile servis edildi. Hatta Almanya'nın, Avrupa'nın Büyükerşen'i konuştuğu bile söylendi. Gazetenin basılı nüshasında bu başlık kullanılırken İnternet sitesinde başlık olarak "Bir Anadolu şehri Erdoğan'a meydan okuyor" tercih edildi.
Baştan sona Yılmaz Büyükerşen'i övmek için düzenlendiği gözlenen yazıda Türkiye için "Erdoğan Cumhuriyeti" ifadesi kullanıldı. Yazıda İktidarın Eskişehir'e yaptığı onca büyük yatırım yerilirken Büyükerşen'in ya büyük borç paralarla ya da Hazine arazileri kullanılarak yapabildiği birkaç proje adeta göklere çıkarıldı.
BÜYÜKERŞEN SEÇİMLER ÖNCESİNDE BİRAZ BURUKMUŞ! ADAY YAPILIRSA BU BURUKLUK GİDER Mİ PEKİ?
Ancak yazıda esas vurgu yazının son bölümünde yapılmış gibi geldi bize. Büyükerşen için "Türkiye'de altı ay sonra yapılacak olan genel seçimlere ise biraz buruk yaklaşıyor" denilen yazıda 6'lı masaya Büyükerşen'in ismi Cumhurbaşkanı adayı olarak verilmeye çalışıldı, 2014'te Yılmaz Büyükerşen'in aday gösterilmemesinin suçu da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na değil MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye kesildi.
Biliyorsunuz 6'lı masa yakın zamanda adayını açıklayacak. Bu yüzden gönlünden Cumhurbaşkanı adayı olmak geçenler kendilerini ön plana çıkarmak için farklı atraksiyonlar içine girdiler. Hatta Mansur Yavaş bile bir açıklama yaparak "Ben de varım" mesajı verdi. Şimdi bu Alman gazetesinin oldukça yanlı bu haberi de 6'lı masaya "İmamoğlu, Kılıçdaroğlu, Yavaş haricinde bakın bir de Büyükerşen var" mesajı veriyor.
Büyükerşen'in gazetenin iddia ettiği gibi çok çok büyük hizmetler üretmesini beklerdik Eskişehir'e, ancak ne yazık ki başkanlık ömrünün büyük bölümü kendisi ile ilgili algı çalışmaları ile geçti. Çok güzel reklamlar yapıldı, on numara algı yönetildi ama Eskişehir'in bilinen sorunları her geçen yıl iyice içinden çıkılmaz bir hale getirildi.
Büyükerşen'in bu saatten sonra Cumhurbaşkanı Adayı yapılacağını, gösterileceğini sanmıyoruz. Aday gösterilse de Türkiye halkının kendisini seçeceğini doğrusu sanmıyoruz. 2014'te Erdoğan karşısında en yüksek oyu alan isim olmasına rağmen CHP yönetimi yaşını bahane göstererek Muharrem İnce'yi aday yapmıştı. Tam da bu yüzden, bu saatten sonra onun işi bize hiç olacak gibi gelmiyor!
ALINTI