Ülkemizin önemli bir bölümünü ağır şekilde etkileyen devasa depremler oldu. Bakın Pazartesi sabahı 04.17'deki Richter ölçeğine göre 7.7 şiddetindeki depremi yaşamadık o bölgede sadece, bir de 9 saat 7 dakika sonra, saat 13.24'te neredeyse aynı şiddette, Richter ölçeğine göre 7.6 şiddetinde bir başka büyük bir deprem daha yaşadık. İkinci büyük depreme televizyonların canlı yayın programlarını izleyen belki milyonlarca insanımız da şahit oldu.
YUMUŞAK ZEMİN ÜZERİNE YAPILMIŞ BİNALARIN HEMEN TAMAMI YIKILDI, SERT ZEMİNDEKİLER AYAKTA KALDI
Bölgedeki yerleşim yerlerinden alüvyon (kum, çakıl ve toprak ağırlıklı yerküre tabanı) üzerine kurulmuş yerlerde yıkılmayan yer kalmadı neredeyse. Deprem merkezinden kuş uçuşu belki 150 kilometre uzakta bulunan Hatay'ın, orada yaşayanların deyimi ile neredeyse haritadan silinmesinin nedeni yerleşimlerin daha çok Amik Ovası ve civarındaki alüvyon alanların üzerinde yükselmesidir. 900 yıldır biriken enerji ile meydana gelen, birincisinin yaklaşık 100 saniye sürdüğü (bölgeden irtibata geçebildiğimiz bazı insanlar 3-4 dakika sürdü diyorlar ama o şiddetli sarsıntının şoku ile süre onlara uzun gelmiş olabilir.) peşpeşe iki depremden sonra belli başlı sıkıntıların yaşanması çok normal. Keşke hiç yaşanmasaydı, hatta hiç deprem olmasaydı ama başa geldi.
ON BİNLERCE İNSAN ENKAZ KALDIRMAK, İNSANLARA YARDIM ETMEYE ÇALIŞIRKEN BAZILARI DA SOSYAL MEDYADAN ETKİLEŞİM ALMAK İÇİN GÖSTERİ YAPTI!
Bir deprem anında kullanılmak üzere depremin meydana geldiği illerde yapılmış hazırlıklar bile deprem nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığı açıklamalara bakın bir. Büyükşehir Belediye Binası bile yerle bir olmuş. Deprem eğitimi alan insanlar uykudayken enkaz altında kalmış. Ara sokaklar, caddeler, bulvarlar göçükler nedeniyle kapanmış. Gecenin en sıkıntılı zamanında, ağır kış şartlarının yaşandığı bir ortamda, insanlarımızın ekonomik olarak zaten zorda olduğu bir devirde gerçekleşen bu devasa depremlerden sonra devlet tüm imkanlarını seferber etti, insanlarımız yardım seferberliği başlattı. Hemen herkes bir şeylerinden fedakarlık edip binlerce TIRı doldurdu. Daha depremin üzerinden 48 saat geçmeden enkazdan yaklaşık 8 bin insanımız kurtarıldı. Çöken altyapının onarılması, hava şartlarının bir miktar iyileşmesi ile çalışmalar daha da hızlandı. Bölgede on binlerce insan şu an enkaz altında kalanları kurtarmak, yaralıları başka illere taşımak, çöken altyapıyı tamir etmek, aç-susuz kalmış insanlarımıza yardımları ulaştırmak, bölgede oluşan güvenlik açığını kapatmak gibi çök önemli faaliyetler yürütülürken bazı sözde ünlü kişilerin etkileşim kasmak için bölgeye gidip başkalarının yaptığı yardımların fotoğraf ve görüntüleri ile kendilerine çalıştıklarını, kimi siyasilerin de böyle bir zamanda halkı kışkırtmak için pis siyasetlerini sürdürmekte bir sıkıntı görmediklerine şahit olduk.
Doğal afetler olur. Bu afetlerde en az kayba uğramak için tedbirlerinizi alırsınız insan olarak. Biz almadık, bundan sonra da almayız. Bu toplumun karakteri ile de ilgili. Toplum nasılsa yönetimler de o toplumu uygun oluşuyor.
ŞU HALDE ÖRNEĞİN "HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NEREDE?" DENİLEBİLİR Mİ?
Bakın Hatay Büyükşehir Belediyesi şu an hiçbir çalışma yürütemiyor. Bunu yeren kimse gördünüz mü? Göremezsiniz. Zaten adamların her şeyleri enkaz altında kalmış, büyükşehir belediye binası da çökmüş. Yani bu şartlarda kimsenin "Büyükşehir Belediyesi nerede?" dediğine şahit oldunuz mu? Denmesi de doğru olmaz. Evet, çıkıp belediye başkanı açıklamalar yapar, halkın sıkıntılarını azaltmak için her şeye rağmen bazı çalışmaları da başlatabilir. Ama yapamasa şu ortamda yermeye hakkımız yok. Çünkü özellikle Hatay'da durum gerçekten çok kötü.
Evet, devlet tüm imkanlarını seferber etti. Seferber edilen imkanların bölgeye ulaştırılması, ulaşması olabildiğince hızlı oldu her şeye rağmen. Şiddetli depremlerle yolların bazıları kullanılamaz hale geldi, yoğun kar yağışı ve tipi gibi nedenlerle bazı yollar kullanılamadı, kullanılanlarda meydana gelen trafik kazaları yüzünden binlerce yardım aracı afet bölgesine gecikmeli ulaşabildi. Çünkü bizim insanlarımıza "Bu bölgeye gelen yolları, telefonları meşgul etmeyin" dendiği halde herkes kendi başına bir şeyler yapmaya çalıştı ve bu bize faydadan çok zarar getirdi. Bölgede olması gerekenlerin ulaşımını geciktirdi.
Her şeye rağmen çok büyük gayretler var; askerimiz, polisimiz, arama kurtarma ekiplerimiz inanılmaz bir gayretle çalışıyorlar. Lütfen bu bölgeye sosyal medyada etkileşim kasmak için bölgeye 20 saat önce gidip "Günlerdir uyumuyoruz" diye sosyal medyadan uyanıklık yapanların, siyaseten çirkin yüzlerini bir kez daha gösterenlerin yalanlarına, yönlendirmelerine kanmayın. Bu devlet ve millet deprem bölgesine her türlü imkanı ile müdahalede bulunuyor.
*** Deprem bölgesindeki yatırımcıların mallarına çökülmesine fırsat vermeyin!
Borsa'da işlemler milletin altını oyan, hiçbir hassasiyeti olmayan SPK yöneticilerine rağmen durdurulmuş. Pazartesi sabahından bu yana yapılan tüm işlemler iptal edilmezse hak yerini bulmaz.
Zira borsada hissesi var ama depremde hayatını kaybetmiş, ağır yaralanmış, yaralanmış, iletişimi kopmuş, iletişimi olsa bile yakınlarının derdine düşmüş yüz binlerce insan var.
Milyonlarca yatırımcı da deprem bölgesinden gelen haberler yüzünden borsaya bile bakmamış ama az bir azgın azınlık tüm bu insanların maddi değerlerini kısa zamanda telafi edilemeyecek kadar düşürmüş.
Ülkemize SPK yönetimi ve uzantıları tarafından çekilen bu operasyon deprem kadar zarar vermiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu mesele ile bizzat ilgilenip Pazartesi sabahından beri gerçekleştirilen tüm işlemlerin iptal ettirilmesini sağlaması, SPK yönetimini değiştirmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
İnsanlarımız can derdindeyken daha çok dünya malı peşinde koşanlara bu ülkeyi, insanlarımızın alın terini, kazançlarını yem ettirmeyin!
ALINTI