Konu: Oruç - Ruze
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 22 Mart 2023, 16:05   #1
Çevrimdışı
Arthur
mIRCForumlari.Net
Üyelik tarihi: 01 Mart 2023
Konular: 818
Mesajlar: 1.460
Nerden: İstanbul
Cinsiyet: Erkek
Alınan Beğeni: 822
Beğendikleri: 351
@Arthur
Standart Oruç - Ruze

İslâmın dört temel ibadetinden ve beş esasından biri. Farsça'dan Türkçe'ye geçmiş bir isimdir. Kelimenin aslı "Ruze"dir. Önceleri "Oruze" (günlük) olarak kullanılmış; daha sonra "Oruç" şeklinde telaffuz edilmeye başlanmış ve bu şekliyle yaygınlaşmıştır. Arapça karşılığı "savm" veya "sıyam"dır. Savm kelimesinin lügat manası; yeyip-içmekten kendini tutmak imsak hareketsiz kalmak ve herşeyden el etek çekmektir. Kur'an-ı Kerim'de bazan "susmak" manasına kullanılmıştır (Meryem 19/26).

İslâmi ıstılahta oruç "İkinci fecirden (fecr-i sadık'tan)" itibaren güneşin grubuna kadar yemekten içmekten cinsel ilişkiden ve orucu bozan diğer şeylerden Allahü Teala (c.c)'ya kulluk niyetiyle nefsi alıkoymaya verilen isimdir.
Bilindiği gibi oruç yalnız bedenle yapılan ibadetlerden biridir. Dolayısiyle her mükellefin kendi nefsi için farz-ı ayn'dır. Resul-u Ekrem (s.a.s)'in; "Bir kimse başka bir mükellefin yerine oruç tutmaz. Yine bir kimse başka bir mükellefin yerine namaz kılmaz" (İbnül-Hümam Fethül-Kadir Beyrut 1315 II 85) buyurduğu bilinmektedir.


Kur'an-ı Kerim'de; "Ey iman edenler! Sizden evvelki (ümmet)lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz kılındı). Ta kikorunasınız" (el-Bakara 2/183) buyurulmuştur.
Oruç ibadetinin; Hicret'ten sonra farz kılındığı hususunda görüşbirliği vardır. Sahih olan rivayete göre Bedir savaşından kısa bir süre sonra farz kılınmıştır. Hz. Âişe (r.a) validemizden rivayete göre; Resulullah (s.a.s) daha önce "Aşûre orucu"na devam etmiş ve Sahabe'ye tutmaları tavsiyesinde bulunmuştur. Muaz b. Cebel (r.a)'den rivayet edilen bir haberde de Medine'de her ay üç gün oruç tutmuştur. İmam Merginani:

"Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Çünkü Allahu Teala (c.c) "Sizin üzerinize oruç farz kılındı" diye buyurur.
Ayrıca farziyyeti hususunda kat'i icma teşekkül etmiştir. Bundan dolayı Ramazan orucunun farziyyetini inkâr eden kimse kâfir olur" (Merginanî el-Hidâye I 118) diyerek meselenin hassasiyetine işaret etmiştir.

Oruç ibadetinin nedenine gelince; Usûl ûleması ibadetlerde asıl olanın Allahu Teâlâ (c.c)'ya ihlâsla kulluk olduğunu sebeplerinin tesbit edilip edilememesinin önemli olmadığını; hikmetlerinden bazılarını kavramanın ve açıklamanın mümkün ancak teabbüdî olan bu hususlarda illeti tesbit etmenin güç olduğunu söylemişler ve ihlâsla Allah'a kulluğun esas alınmasını tavsiye etmişlerdir.


Resul-u Ekrem (s.a.s)'in:

"Oruç insanı Cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır. Tıpkı sizi harpte ölüme karşı muhafaza eden bir kalkan gibi" (Nesâî Savm IV167) buyurduğu bilinmektedir.
Oruç mükellefi her türlü şehvetten alıkoyan ve ihlâsı artıran bir ibadettir. Açlığa susuzluğa ve nefsin diğer arzularına karşı direnmek oldukça önemlidir. Allahu Teâlâ (c.c)'ya iman eden ve O'nun dini uğruna cihada karar veren müminler; oruç ibadeti ile kuvvetli bir iradeye sahip olurlar. Hicrî takvim ayın hareketlerine göre değiştiği için her yıl diğerine nisbetle on veya on bir gün önce gelir. Dolayısıyle insan bazen kışın (20) derecede bazen yazın (+ 40) derecede oruç tutar. Bu bir anlamda mükellefin "Dondurucu bir soğukta ve kavurucu bir sıcakta dahi; Allahu Teâlâ'nın emirlerini eda etmeye hazırım" taahhüdünde bulunmasıdır. Ayrıca bir ay süre ile Allah Teâlâ (c.c)'nın rızasını kazanmak için nefsinin bütün şehvetlerini terk etmesi oldukça önemli bir hadisedir.

Oruç ibadetine riyanın karışması da mümkün değildir. Nitekim bir Hadis-i Şerif'te; orucun ve oruçlunun mahiyeti şu şekilde ortaya konulmuştur:

"Oruç bir kalkandır. Oruçlu kötü (kem) söz söylemesin. Kendisiyle itişmek ve dalaşmak isteyene iki defa "Ben oruçluyum"desin ve uymasın. Ruhum yed-i kudretinde olan Allahu Teâlâ (c.c)'ya yemin ederim ki; oruçlu ağzın (açlık) kokusu Allah indinde misk kokusundan daha temizdir. Cenab-ı Hak buyurmuştur ki:

"Oruçlu kimse benim rızam için yemesini içmesini ve cinsi arzularını bırakmıştır. Oruç doğrudan doğruya bana edilen (riya karışmayan) bir ibadettir. Onun sayısız sevabını da doğrudan doğruya ben veririm. Halbuki başka ibadetlerin hepsi on misliyle ödenmektedir"





Bilmiyorsa ne istediğini , hem seni ziyan eder hem kendini. Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi , emin olmadığın sevgiye de teslim etme kendini.
  Alıntı ile Cevapla