mIRCForumlari.Net

mIRCForumlari.Net (https://www.mircforumlari.net/)
-   Bizimkiler.Net Paylaşımları (https://www.mircforumlari.net/bizimkilernet-paylasimlari/)
-   -   Güller Ve Küller... (https://www.mircforumlari.net/bizimkilernet-paylasimlari/25629-guller-ve-kuller.html)

Sadem 20 Mayıs 2023 19:19

Güller Ve Küller...
 
Alt 20 Şubat 2023, 18:27 #1
Sadem
Coktatli.net


Sadem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi : 27 Ekim 2022
Nerden : Gaziantep
Cinsiyet : kadın
Konular : 5170
Mesajlar : 5,635
Burç : Kova
Aldığı Beğeni : 1105
Beğendikleri : 1065
Rep Puanı : 21
İRC Sunucunuz :
IRC.Bizimkiler.NET
Ruh Halim:Melek Gibi
@Sadem
Standart Güller Ve Küller...
/aşk dediğim ağır geliyor omuzlarıma /


bir ateş ki
kuşların kanatlarında büyür
bir gül ki dudağında açar sevgililerin
gül ve kül
iki yalnız şiirde saklanır sonsuza dek

güllerin ölümünü bütün kızlar kıskanır
ya bir mumum bitişini
güllerin küllenişini

goncaları büyüten
yüzünü merhamet öpen gelindir
gecenin ve şiirin içinden geliyorum
bir temmuz hayaliyle yeniden

her gül kendi kokusuyla resmedecek dünyayı
her kül kendi ateşiyle
bekle


kalbime örtüyorum sakladığın sözleri
vaktini şaşıran aşkla çoğalTıyorum
bir mektupta duruyor bütün düşlerim
kimse bilmiyor
parmaklarım delirse de dokunmam
ateş düşer gülşenimin üstüne

kapını aşktan önce de çalsa korkular
sevmek aşktan önce de dokunsa yanaklarına
aşkların
âşıkların gizeminde şart olmaz

gül yaklaşır külüne bir vuslat vermek için
kül acıya saklanır hasret büyütmek için

ayrılığı bir kibritle saklar terk edilenler
öyle çıkar her mektuptan bir yangın


ben dudağım gül sensin
sen yangınsın kül benim
gül olmayınca küle ateş bulanmaz
gülden öte aşk yoktur
başka çile koklanmaz

burda yağmur saçlarımı öperken
nazlı gelin gibidir şiir
yanmayınca gelmez
gelince yanar kalbimdeki tebessüm
derdi bilinmez
küller güldendir gülüm
bilinse dile gelmez

maviden kırmızıdır demleri perşembenin
uyuyan her aşkı uyandıranlar gibi
beyaz güvercin gibi çınar yapraklarında


akrep ve başak
göz göze geldiğinde kopar kıyamet
gül gülemem deyince
küle küllenmek düşer

yaşayan bir ölüyüm yakılan sayfalarda
aldırma okunmayan çizgisine hüznümün
yorgun düşmüş ayaklarıma tohum
suskun bir özleyiştim
unutuldum
kendi günahları üzerinde durdukça

umudu düşlerden sıyıran benlik
kaç bin kez girmeli rüyalarına
düşün gül gülizbe
şimdi
gül / düşün

gezgin şehirleri vardır aşkların
aşkı resimlerde tanıtan dünya
bilemez içinde o yangın çıkartanı


gül dedi ki
masalların kavuşmayan adamı
âvâre yüreklerin ateş dansıdır
çiçeklere su veren her göz lekesi
alev yüklü gidişlerin resmidir

gül dedi ki
bana şebnem gerektir
uzak düşleri var ülkelerimin
kül istemez kucağım

dolunay güneşi kül eder bazen
geceyi seyret üşüdüğünde
için ısınır
/ ağlayamazsın
aşk
bize de
yeter böylece


kül dedi ki
kucağım gül doludur
gözyaşımdadır şebnem
dudağım alnından alamaz ateşini
gülersem küllenirim

kül dedi ki
seni bülbül severse beni rüzgâr götürür
sonra gurbet başlarsa yanıp küle dönüşme

unutma ve bırakma
evet deme kalbine
ikinci bir kez
aşk dediğim ağır geliyor omuzlarıma

kül dedi ki
ben bir akrep bir külüm
seni bir şiirle yakacak ateş
sen başaksın sen gülsün
bir mektubun kalbinde kanayan gizem


buğulu bir zaman mıydı gözlerin
bir haziran mıydı güneşin tutulduğu
anımsa

mevsimsiz acıları kalbime yasaklayan
yalnızlığını çalan o yalnız benim
uyut ve sakla beni
fermansız gülüşlerde bulunsun bu yüreğim

siyahın mavide gördüğü tılsım
gündüzün bir kandile ertelediği alev
anlat
ışığı okşayan kelebekleri
anlat bana
yüzümün külüyle büyüyen filizlerini

hangi yağmur damlasına asılır bakışların
hangi kar tanesiyle gezinir umutların
anlat bana
ömrü kaç gün olur kelebeklerin


bir mektupsun
saklan hiç açılmadan aşkın müntehasına
yas tutan zamanlar senin şavkınla gülsün
bir bakış değmesin yapraklarına

gül
ben yanarsam külüne acı düşer
kül
ben açarsam yaprakların tutuşur

kanlı beyaz bir öpücük aradığım gül sensin
ateş sarısı kuşların kanadında taşıdığı
sana mektup getiren paylaşılmaz kül benim

gül
yol bilmez âşıkların bekletildiği vuslat
kül
denizin dalgalarla bıraktığı ayrılık


bir kar masalı mı düşen itiraf
zamanın uzaklaştığı yerde
gülücükler taşıyarak yaklaşan
ölü yıldızların mı

sensiz sokaklar tenha /vitrinler boş
kelebek kokulu düşlerle uyusam da
en çok kaybettiğimdir yüzün

göreyim diye gölgeni bırak pencerelerde
belki bir ömür davet beklenir
belki bir sabah çıkar gelirim

külünü topla güllerimizin
geride başaklar
binlerce kelebek öptüğünde rüyayı
maviye saklansın tatlı gülüşler
sana dokunsun istemem
yuvarlanan gökyüzü salkımlarının
gözlerimde titreyen sen ol sadece


gül ağlamak isterse
yaprakları kül olur
kül bir sevmeye görsün
her kıvılcım gül olur

küle gülü sunarlar tutup koklasın diye
gülü küle sokarlar kalbi dağlansın diye
gül denize bakınca yüreği mavileşir
kül gülüne aktıkça közleri alevlenir

gül
bir kâğıt mendile sığdırma kalb ağrını
kül
saklama içindeki sonu gelmez yangını
mektuplar unutmaz
kalemler yazamaz ağlayışları

duası kadar büyük sevdalar
bir köprü tutacak ellerimizden
uçurtman olup gök denizinde
yüreğine bağlanacak yüreğim
gül ve kül
iki yalnız şiirde kalacak sonsuza dek


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:49.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Navbar with Avatar by Motorradforum