mIRCForumlari.Net

mIRCForumlari.Net (https://www.mircforumlari.net/)
-   Bizimkiler.Net Paylaşımları (https://www.mircforumlari.net/bizimkilernet-paylasimlari/)
-   -   Çiçek Türleri ve Çiçek Çeşitleri (https://www.mircforumlari.net/bizimkilernet-paylasimlari/27601-cicek-turleri-ve-cicek-cesitleri.html)

meLanie 21 Mayıs 2023 21:35

Çiçek Türleri ve Çiçek Çeşitleri
 
Açelya yada açalya (lat.azalea; yun.adzeleos,kuru’ dan). Değişik renklerdedir ve
bol çiçekli olmasından dolayı çok beğenilen bir çiçek türüdür. Açalya (açelya)
küçük orman gülü olarak da bilinir.(Bil.a. Rhododendron indicum; fundagiller
familyası.)
Açelya Çiçek Yetiştirme
Kamelya gibi bakılır, ancak toprağı yalnız funda toprağıdır. Güneşten hoşlanmaz,
toprağı sevmez, salonlarda pencere kenarına konmalıdır. Çiçekleri döküldükten
sonra fidanları açıkça, gölgeli bir yerde bulundurmalı ve akşamları yapraklarına
su serpilmelidir. Açelyaların her yıl çiçek açması için yazın iyi bakılması
gerekir. Yapraklarının hastalanmaması için üzerine hafif tertipli bordu bulamacı
serpilmelidir.
Saksı harcı olarak çürümüş bitkilerden meydana gelen yakıt, yer kömürü (turba) denilen toprak karışımı
kullanılabilir. Yazın ise özel bir bakım isterler. Dikkatsiz bir bakım sonunda
toprak kuruması yüzünden organizmanın yeni gelişen tomurcukları, filizleri
kuruyarak ölebilirler. Açelya çiçeklenme mevsiminden sonra toprağı ve atmosferi
nemli tutmak için hergün serpme yöntemiyle sulama yapılmalıdır. Haziran ayında
dışarı, fakat gölge yerlere konularak çok sıcak günlerde bol su ile
ıslatılmalıdır. Ekim ayında tomurcuklar gelişir ve dokular sertleşir. Bir tek bu
ayda kesinlikle içeriye alınmalıdır. Açelya çiçekler Aralık ayında meydana
gelirler ve eğer bitki sağlıklı ise ve sıcak bir yerde bulunuyorsa, bir çok
yıllar bozulmadan saklanabilir. Daha geniş saksılara alındıklarında büyümeyi
kolaylaştırmak için her ilkbahar sıvı gübre verilmelidir.



Genellikle hep yeşil yapraklı ve dikenli ağaç yada ağaççık (Bil.a.acacia;
baklagiller familyası). Başta Avustralya olmak üzere (300 tür) sıcak ılıman ve
yarı tropikal bölgelerde kendiliğinden yetişen 600 türü içerir.
İstanbul akasyası, batılıların gülibrişim (albizzia) adlı süs ağacına verdikleri
addır. Savan akasyası; Parkinsonia aculeata nın yaygın adıdır. Yalancı akasya
ise (Robinia pseudoacacia), salkım ağacının halk arasında bilenen bir adıdır.
Çok değişik biçimleri bulunan akasyanın çiçekleri genellikle sarı, bazen beyaz
yada kırmızı renkte, başak yada toparlak baş biçimindedir; erkek organlar çok
sayıda ve çıkıntılıdır. Meyve baklamsıdır. Yapraklar, kimisinde tüysü bileşik,
kimisinde, özellikle Avustralya’ da yetişen türlerin çoğunda yeşil lam halinde
yaprak sapı biçimindedir; bu da onlarda terlemeyi önemli ölçüde azaltır. Acacia
heterophylla türündeyse bu özelliklerin tümünün bir arada görülür. Birçok akasya
türü (en başta A.decurrens, A.dealbat, A.baileyana, A.longifolia) bahçelerde süs
bitkisi olarak yetiştirilir.
‘Kadıhindi’ denen bir madde, Çin’ de ve Birmanya’ da A.catechu’ nun odununun
suda kaynatılmasıyla hazırlanır. Kadıhindi deri sepelemesinde, kumaş boyamada ve
tıpta kullanılır. Akasyanın bazı türleri ise, özellikle A.arabica ve A.senegal,
hücre erimesiyle oluşan ve halk arasında ‘arap z***ı’ adıyla anılan bir z***
verir. Tanen bakımından zengin olan akasya kabukları dericilikte kullanılır.
Akasyanın Afrika’ nın Sahel ve Sudan-Sahel bölgelerinde yetişen bazı türlerinin
(A.albida ve A.seyal) yaprakları ve badıçları geviş getiren hayvanlarca yenir.
İki akasya türünde (A.sphaerocephala ve A.fistula) karınca toplulukları barınır.



Ateş dikeni gülgiller (rosaceae) familyasının Pyracantha cinsinden, genellikle
dikenli ve yaprak dökmeyen çalılara verilen ortak addır. Anayurdu Avrupa’ nın
güneydoğusu ve Asya’ dır. Ateş dikenleri gösterişli meyveleri nedeniyle süs
bitkisi olarak yetiştirilir, ayrıca çit olarak da kullanılır. Kısa yaprak
sapları üstünde küçük, oval yaprakları, küçük ve beyaz çiçeklerin oluşturduğu
salkımları ve kış ortalarına değin dalında kalan, turuncu ile kırmızı arasında
değişen renklerde meyveleri vardır.
Avrupa’ da yetişen ve boyu 4,5 m’ ye ulaşabilen Pyracantha coccinea’ nın süs
bitkisi olarak değerlendirilen bir çok çeşidi geliştirilmiştir. Çin’ de yetişen
P.atalantioides ile P.fortuneana da hemen hemen aynı boydadır ve her ikisinin de
kırmızı meyveleri salkımlar halinde öbeklenmiştir. Anayurdu Tayvan olan
P.koidzumii’ nin sık dalları, kırmızı mor sürgünleri ve turuncu-kırmızı renkli
meyveleri vardır. Himalayalar’ da yetişen P.crenulata, 6 m’ ye ulaşan boyuyla
küçük bir ağaçtır.



Bambular iki yüzden fazla türe ayrılır. Bazı bilim adamları bunu beş yüze kadar
çıkarırlar. Bambulardan çoğu Asya’ da, büyük bir kısmı ise Amerika’ da, bazıları
Afrika’da, deniz yüzeyinde 3.000 m ( Himalaya ), hatta 5.000 m ( Andlar )
yüksekliğe kadar yetişir. Bambunun, içi boş ve düğüm düğüm bölmeli bir gövdesi,
düğümlere bağlı sürekli yada süreksiz bir yaprak kını ve başaklardan oluşan az
çok dallı salkım biçiminde çiçekleri vardır. En büyük bambu türü ( Cava’ da
yetişen Gigantocloa maxima ) 45 m boy yapar. Hemen hemen bütün bambular, Güney
Avrupa iklimine uyum gösterir. Bugün bambular tropikal kuşakta yer alan
ülkelerin hemen hepsinde yetiştirilmektedir. Çin kçkenli olan saz bambu,
Cezayir’ de yetiştirilir. Bambular kök parçalarıyla yetiştirilip çoğaltılır.
Bambuların hafif fakat esnek ve dayanıklı olan gövdeleri ( sapları ), gemi direği ve yapı gereci olarak
kullanılır. ( Çin ve Japonya’ da bazı köylerde evlerin tümü bambu odunuyla
yapılmıştır.) bambu gövdeleri enine kesilerek, bunlardan vazolar, kutular,
trampetler yapılır. Körpe filizleri sebze olarak yenilir. Bazı bambu türleri çok
nitelikli kağıt hamuru verebilir.
XVII. yy.’ da, Avrupa’ ya ithal edilen bambu gövdelerinden az çok işlenerek evlerde, teraslarda ve
bahçelerde kullanılabilen hafif mobilyalar yapıldı.
Türkiye’ de XIX: yy.’ ın ikinci yarısında, saray bahçelerinde yetiştirilmeye başlayan bambulardan bir
grup bugün Beylerbeyi Sarayı’ nın bahçesindedir. Akdeniz ve Ege Bölgelerinde de bambu yetiştirilebilir.


Begonya Çiçeği
Beş cinsi içeren begonyagiller familyasının en önemli cinsi ( 600 tür ) olan
begonya, Güney Amerika ve Güney Asya’ nın tropikal bölgelerinde kendiliğinden
yetişir. Begonyalar bakışımsız yapraklı bireşeyli çiçekli küçük çalılar yada
etli otsu bitkilerdir. Bahçecilikte üç tip begonya vardır: İpliksi köklü ve
küçük çiçekli begonyalar ( Birezilya kökenli begonia semperflorens bunlardan
biridir va Avrupa’ ya XIX. yy.da girmiştir.); Avrupa’ yad ha geç girmiş olan ve
çok büyük çiçekli çok güzel bir çok melez begonya çeşitlerinin türetilmesine
yarayan yumru köklü begonyalar : son olarak hem Asya hem Amerika kökenli,
rengarenk süslü büyük yapraklı, kök saplı begonyalar. Ülkemizde, her üç begonya
da, bahçelerde yetiştirilir ve salonlarda süs bitkisi olarak kullanılır.



Bonsai çiçeği bonsay olarak da bilinir. Anlamı Japonca da ‘ bon’ saksı ‘ sai ’
ağaç kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Köklerinin kısaltılması, dal ve
sürgünlerinin bağlanması ve biçimlendirilmesi sureti ile saksıda yetiştirilen
bodur ağaç çeşididir. Bonsai çiçeği Japonya da ‘ saikei’ denilen yayla peyzajı
sanatının doğmasına neden olmuştur.


Fesleğen Çiçeği
Ballıbabagillerden, saksı da yetiştirilen güzel kokulu bir ottur. İlmi adı
Ocimum’dur. Cüce fesleğen, kırlarda yetişen pembe, kırmızı veya eflatun çiçekli,
kokulu bir bitkidir. Fesleğen yeşil yapraklı kokulu bir bitkidir. Yaprakları
kekik gibi bahar ve koku verici olarak kullanılır. Kokusundan dolayı haşereler
fazla yaklaşamaz. Yapraklarına dokunulduğunda koku verir. Yara iyileştirici ve
sinir yatıştırıcı suların bileşimine girer.


Fulya çiçeğinin yaprakları hasır sazının yapraklarını andıran bazı nergis
türlerine benzeyen özelliktedir. Fulya çiçekleri iki türe ayrılır. Narcissus
jonquilla denilen tür küçük fulya türüdür. Narcissus odorus ve narcissus
pseudonarcissus ise büyük fulya türüdür. Fulya çiçekleri ilk baharda çok
gelişmiş, oldukça büyük sarı çiçekleri ile kırları süsler, bahçelerde de süs
bitkisi olarak yetiştirilir.


Gardenya çiçeği ismini İskoçyalı botanikçi Garden’ in adından almıştır. Eski
dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerinde yetişen ve kokulu beyaz çiçekler
açan ağaç türündendir. Gardenia ( gardenya ) jasminoides çok gösterişli bir
bitkidir. Gardenyanın 60 kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller
familyasından oluşur.



Kardelen çiçeği kuzey ve Doğu Anadolu’ da yetişen ve ilkbaharda beyaz renkli
sarkık çan biçimde çiçekler açan soğanlı bir bitki türüdür. Kardelenin Anadolu’
da bir kaç türü yetişir bunlardan bazıları galanthus nivalis, glanthus elwesii,
galantus latifolius’dur. Bu bitkinin otsu kısmı kalp kuvvetlendirici, midevi ve
adet söktürücü etki gösterir. Yumrusundan yapılan lapa çıbanları olgunlaştırmaya
yarar. Yumrularından elde edilen galantamin son yıllarda kas uyarıcı olarak
özellikle çocuk felci hastalığında kullanılmaya başlamıştır. Kardelen soğanı süs
bitkisi olarak yurtdışına satılmaktadır ve Türkiye’nin ihraç ettiği çiçek
soğanlarının başında gelir.


Nergis Çiçeği
Alımlı ve hoş kokulu çiçekleri nedeniyle birçok ülkede süs bitkisi olarak
yetiştirilen nergislerin, başta Avrupa olmak üzere, kuzey ılıman kuşakta
kendiliğinden yetişen 40 kadar türü vardır. Nergisgiller familyasının Narcissus
cinsini oluşturan bu bitkilerin adı Yunan mitolojisindeki Narkissos’un adından
gelir. Mitolojiye göre sudaki görüntüsüne aşık olup ona kavuşmak için ölümü
seçen güzeller güzeli Narkissos’un öldüğü yerden nergisler bitmiştir. Nergis
soğanı zehirli bir süs bitkisidir. Çok eski zamandan beri süs için yetiştirilen
ve baharda ilk çiçek açan bitkiler arasındadır. Çiçeği çıplak bir sapın üzerinde
biraz eğik durur. Nergislerin rüzgarlı havalarda nazlı nazlı sallanan eğri
boyunlu çiçekleri hafifçe yassılaşmıştır. Çiçekler içi boş ve uzun bir sapın
ucunda tek tek yada çoğunlukla ikiden başlayarak altı taneye kadar bir arada
açar. Her bir çiçek ortadaki çanak yada boru biçimli yapıyı çevreleyen altı
taçyapraktan oluşur. Nergisin birçok türü ve melezleri vardır. Yabani nergis
veya çayır nergisi ormanlarda pek çoktur. Toprağın hemen yüzeyinden çıkarak bir
arada öbekler oluşturan ince uzun, sivri uçlu ve yassı yaprakları vardır.
Ortalama 50 cm boyundaki bu yaprakların bazı türlerde 1 metreye kadar uzadığı da
olur. Nergis çiçekleri arıların yardımıyla tozlaşır.
Bahçecilikte nergisler soğandan üretilerek çoğaltılır. Bir nergis soğanı bitki
solduktan sonra sökülmeyip toprakta bırakılacak olursa gelecek yıl yeniden çiçek
ve yaprak verir. Bugün kesme çiçek yada bahçe çiçeği olarak yetiştirilen
nergislerin melezleme yoluyla üretilmiş 1000’den fazla çeşidi vardır.


Taflan Çiçeği
Taflan gülgiller familyasından, kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir
ağaççıktır. Kuzey İran’ da, Karadeniz’ in doğu kıyılarında ve Balkanlar’ da
kendiliğinden yetişen bu bitki iri, parlak koyu yeşil yapraklarından ötürü park
ve bahçelere süs ve gölge ağacı olarak dikilir. Bazı yörelerde meyveleri taze
yemiş olarak tüketilir. Orman içi gölgelik yerlere, duvar kenarlarına ve nemli
toprakları seven taflan 6 m ye kadar boylanabilir. Baharla birlikte açan beyaz
çiçekleri dik salkımlar oluşturur. Ortadaki kalınca sapın çevresine dizili
olarak gelişen olgunlaştıkça siyaha yakın bir renk alır. Taze taflan yaprakları
suya damıtılarak yatıştırıcı, öksürük kesici ve solunumu uyarıcı olarak
kullanılan bir sıvı hazırlanır.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:50.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Navbar with Avatar by Motorradforum