mIRCForumlari.Net

mIRCForumlari.Net (https://www.mircforumlari.net/)
-   Bunları Biliyor musunuz? (https://www.mircforumlari.net/bunlari-biliyor-musunuz/)
-   -   Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi (https://www.mircforumlari.net/bunlari-biliyor-musunuz/38407-yaygin-anksiyete-bozuklugu-belirtileri-ve-tedavisi.html)

Ra' 04 Temmuz 2023 01:58

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi
 
https://www.erkeklerinprensesi.net/w...ozuklugu-2.jpg

Kuruntu hastalığı olarak da bilinen yaygın anksiyete bozukluğu hakkında bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri, kuruntu hastalığının normal bir insanın günlük yaşam içerisinde hissettiği kaygı düzeyinin çok üstünde bir kaygı bozukluğu şeklinde ortaya çıkmasıdır.

Yani yaygın anksiyete bozukluğu veya kuruntu hastalığına yakalanan kişiler, normal bir insanın günlük rutinde hissettiği ve deneyimlediği evham ve endişenin ileri boyutlarını ve üst noktalarını yaşamaktadır.

Dolayısıyla eğer sizde de kuruntu hastalığı olup olmadığının farkına varmak istiyorsanız, kendinizi normal insanlarla kaygı düzeyi anlamında kıyaslayarak bir sonuca varabilirsiniz.

Yaygın anksiyete bozukluğunda genellikle kişinin gereksiz ve sebepsiz yere kaygılanması ve yoğun bir endişe anaforu içerisinde dönüp durması söz konusudur. Her insan günlük hayatında kendisini zorlayan ya da baskılayan durumlar karşısında tepkisel bir şekilde kaygı sonucunu doğurabilir ve doğal bir şekilde endişelerinebilir; fakat kuruntu hastalığına yakalanan evhamlı bireyler (yani yaygın anksiyete tanısı konabilecek kişiler) daha gerilimli ve stresli bir hal içerisinde bulunarak normal bir bireyin çok üstünde ağır ve derinlikli kaygılar yaşar.
Kaldı ki yaygın anksiyete bozukluğu tanısı alabilecek kişiler, bu yoğun kaygıları ve endişeleri sadece şahsi hayatı ile sınırlandırmaz, yanı sıra çevresindeki insanların da muhtemel sıkıntılarını abartır ve kafasında büyütüp takıntı haline getirir.

Yani bu kişiler sadece bireysel yaşamlarına odaklanmak yerine kaygı düzeyini genelleştirerek ilişki ve iletişim içerisinde olduğu yakınlarına da sirayet ettirir, kafasında onlara dair de birtakım absürt ve gerçek dışı hayaller ve senaryolar kurar.



1- Yaygın Anksiyete Bozukluğu Patolojik Bir Durum mudur ve Hastalık Olarak Adlandırılabilir mi?
Yukarıda da ifade edildiği gibi normal bir insanın kaygı düzeyi günlük hayat içerisindeki durumların kişide bıraktığı izlere tepki vermek şeklinde ortaya çıkarak kişinin az çok endişeli hale gelmesine sebebiyet verir. Fakat kuruntu hastalığından mustarip olan kişilerde bu hisler tavan yaparak o kişinin hayat kalitesini bozacak ve yaşamından keyif alamayacak hale gelmesine sebebiyet verecek bir tarzda ortaya çıkar.

Yanı sıra yaygın anksiyete bozukluğu tanısı alan kişilerin kaygı düzeylerini ve evham seviyelerini kontrol altına almak da oldukça zordur. Yani kişi kaygı kontrolü yapamaz ve şirazesinden çıkmış bir kitap gibi kendisini darmadağın ve anlamsız hisseder.
Bu nedenle yaşadığınız evham ve kuruntu hissinin patolojik olup olmadığını anlayabilmek için bu endişe halini kontrol edebilip edemediğinize odaklanabilirsiniz. Şayet üstesinden gelebileceğiniz bir kaygı düzeyi yaşıyorsanız, bu durum normal değerlendirilmeli. Aksi takdirde bir uzmana başvurup destek almayı ciddi şekilde düşünmelisiniz.



2- Yaygın Anksiyete Bozukluğu Yansımaları
Kuruntu ve evham içerisinde olan kişiler, kendilerine dair türlü türlü senaryolar kurup en kötü senaryoyu kendilerine yaşatmak gibi bir hayal aleminde yaşarlar. Bu kişiler bilhassa sağlıkları ile ilgili ciddi kaygılar ve endişeler yaşayıp her fırsatta takıntılı bir şekilde beyinlerinde adeta bir burgu varmışçasına bu kötücül düşünceleri ve evhamlı kaygıları kurup durmaya devam ederler.

Yaygın anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin aynı zamanda parasal anlamda da sıkıntı yaşayabileceklerine dair kötü senaryoları ve kurguları bulunmaktadır. Bu kişiler, ölüme dair de birtakım kötü ve sebepsiz düşüncelere kapılıp o düşüncelerin avucunda kendilerini çaresiz hissederler.



3- Yaygın Anksiyete Bozukluğunun Belirtileri
Evham ve kuruntu hastalığından mustarip olan kişilerde erteleme alışkanlığı da kendini gösterir, bu kişiler herhangi bir konuda başarısız olacaklarına dair kötü bir senaryo içerisinde bulundukları için ve bu senaryonun etkisi ile de kaygı düzeyleri arttığı için adı geçen işi yapmak yerine onu ertelemeyi ve savsaklamayı tercih ederler.

Yine bu kişilerde normal bir insanın günlük hayatında rahatça kontrol edebileceği kaygı seviyesinin çok üstünde bir kaygı durumu ortaya çıkar.

Bu kişiler herhangi bir problemi çözmede ve herhangi bir sıkıntıyı halletmede, ciddi başarısızlıklar yaşarlar ve konsantrasyon güçlükleri de bu kişilerde ortaya çıkar.

Bu kişilerin herhangi bir bedensel rahatsızlıkları olmasa da kaygı düzeylerinin ve endişe seviyelerinin yüksekliği onlarda fizyolojik bir rahatsızlık varmışçasına belirtiler meydana getirir. Bu anlamda bu kişilerin baş ağrısı, depresyon, halsizlik ve yorgunluk gibi belirtiler göstermeleri normaldir.

Terleme ve gün içerisinde herhangi bir sebep yokken titreme ve üşüme gibi fizyolojik belirtiler, bu kişilerde en çok görülen işaretler olarak bilinmektedir.

Kaslardaki gerginlik ve bazı eklem ağrıları da fibromiyalji gibi bazı rahatsızlıkların göstergesi olabileceği gibi kaygı bozukluğunun işaretçisi de olabilir.

Uykuya dalmada güçlük ve gecenin bir yarısı (tuvalet ihtiyacı dışındaki) sebepsiz uyanmalar, yine evham ve kuruntu düzeyinin yüksek olduğuna kanıt sayılabilir.

Yaygın anksiyete bozukluğunun önemli bir işaretçisi de kabızlık olarak tespit edilmiştir ve kişinin bağırsak florasının bozulması da önemli bir belirtidir.

Çünkü kuruntu hastalığı, psikosomatik bir rahatsızlık şeklinde tarif edilir, kişinin hem ruhsal durumunda hem de fizyolojik durumunda bazı bozulmaların ve harabiyetlerin meydana gelebileceğine vurgu yapılır.

Halsizlik, iştahsızlık ve sebebi bilinmeyen vücut ağrıları da evham ve kaygının önemli işaretçilerinden biri olarak görülür.



4- Yaygın Anksiyete Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?
Genetik faktörler, yaygın anksiyete bozukluğunun sebebi olarak görülmektedir. Çünkü konuyla ilgili yapılan araştırmalar ve çalışmalar, bu rahatsızlığın temelinde genetik faktörler olabileceğini ortaya koymuş ve bu hastalığın ırsi olarak aileden geçebileceğine dair bulgular görülmüştür.

Genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etmenler de yaygın anksiyete bozukluğunun sonradan ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Kişinin bilhassa yakınlarından birini kaybetmesi ya da yoğun bir duygusal travma içerisine girerek yaşadıklarından acı ve ibret dolu izlenimler çıkarması, bu rahatsızlığın başlatıcısı ve tetikleyicisi olabilir.

Bu rahatsızlığın temelinde bilhassa beyin kimyasının bozulmuş olabileceğine ilişkin görüşler de ağır basmaktadır ve bu anlamda dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin beyindeki seviyelerinin düşüklüğü, yaygın anksiyete bozukluğunun sebebi olarak belirtilmektedir.



5- Yaygın Anksiyete Bozukluğu Tedavisi
Bu rahatsızlığın tedavisinde farmakolojik ilaçlar kullanılabileceği gibi bilişsel terapi ya da davranışçı terapi gibi yöntemler de kullanılabilmektedir. Günümüzde bilişsel terapinin ya da davranışçı terapinin yaygın anksiyete bozukluğu tedavisinde etkin bir role sahip olduğuna dair veriler bulunmaktadır.

Aynı zamanda ilaç tedavisi de bu rahatsızlığın ortadan kaldırılmasında ya da yatıştırılmasında önemli bir role sahiptir. Bilhassa antidepresanlar ve beyindeki bazı nörotransmitterlerin normal seviyelere gelmesini sağlayan ilaçlar, kuruntu ve evham hastalığında sıkça başvurulan farmakolojik ajanlardır.

Burada kişinin tedaviye kendisinin bizzat karar vermesi doğru bir davranış olmayacaktır, bunun yerine bir uzmanla görüşülüp uzmanın tavsiye edeceği doğrultuda bir tedavi programı uygulamak ve izlemek, en isabetli karar olacağı gibi bu hastalıktan kurtulmanın en güvenilir yollarından biri olarak görülmektedir.



6- Yaygın Anksiyete Bozukluğunda Birkaç Etkili Öneri
Gün içerisinde pasif olmayı tercih etmek yerine aktif bir hayatı yeğlemek, anksiyetenin azalması ve giderilmesinde etkili bir öneridir. Çünkü yapılan araştırmalar, anksiyete rahatsızlığının insanların fiziksel bir aktivite içerisinde bulunduklarında azaldığını, hatta zaman içerisinde kaybolduğunu göstermektedir.
Yanı sıra egzersiz yapmak da kişinin ruhsal durumunu dengeleyip onda olumlu duyguların gelişmesine kapı aralayacağı için son derece faydalıdır, bu anlamda yoga, anksiyete bozukluğunun giderilmesinde tavsiye edilen bir egzersiz şeklidir.

Alkolün ve zararlı maddelerin yaygın anksiyete bozukluğunu tetiklediği ortaya konmuş ve kanıtlanmıştır. Bu nedenle mümkün mertebe alkolden uzak durmaya ve zararlı maddeleri hayatınıza sokmamaya çalışmalısınız.
Her ne kadar alkol ve zararlı maddeler ilk etapta insana duygusal anlamda güzel gibi algılanan duygular verse de ilerleyen süreçte vücuda ciddi anlamda zarar verdikleri için kaygı bozukluğunu arttırabilecek bir etki de oluşturabilmektedir. Bu nedenle alkolden ve zararlı maddelerden uzak durmak, kaygı ve kuruntudan kurtulmanın etkili yollarından biridir.

İçinde aşırı derecede nikotin barındırdığı için sigaradan ve fazla alınması, gün içerisinde stres ve kaygıya neden olduğu için de çay ve kahveden uzak durmaya çalışın. Kahve ve çaydaki kafein, dengeli alındığında vücuda yararlı maddeler olmasına rağmen, aşırı tüketildiğinde (örneğin günde 3 fincandan fazlası) bu durumda stres ve kaygının tetikleyicisi olarak kişinin hayatına gereğinden fazla endişe ve evham sokmaktadır.
Gevşeme tekniklerini kullanarak da yaygın anksiyete bozukluğunu bir raddeye kadar tedavi edebilir, hatta bu teknikleri doğru kullanarak içinde bulunduğunuz sıkıntıyı tamamen yok edebilirsiniz. Bu anlamda kendi vücudunuza uygun gevşeme tekniklerini incelemenizi ve uygulamanızı tavsiye etmekteyiz.
Şunu asla unutmayın ki beynin normal bir şekilde çalışmasını sağlayan en önemli ihtiyaçlardan biri de uykudur ve normal bir yetişkinin ortalama 8 saat uyuması gerekmektedir. Zira yapılan birçok çalışma ve araştırma, uykusundan feragat eden ve bunu bir vakit kaybı olarak gören kişilerin stres ve kaygı düzeylerinin arttığına, evham ve kuruntu gibi sebepsiz kaygılarla boğuşmak zorunda kaldığına işaret etmektedir.
Özellikle 11 ile 3 arasında uyanık kalan ya da yeterince uyumayan kişilerin kaygı düzeyleri, normal uykusunu uyuyan insanların kaygı ve endişe düzeylerine nispeten oldukça fazla ölçülmüş ve bu durum gözler önüne serilmiştir.

Bu anlamda uykudan asla feragat etmeyerek hayatınıza kaygısız huzuru ve stressiz dinginliği almanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde sağlıklı yeme alışkanlığının ve dengeli beslenme düzeninin oluşturulması ve oturtulması da son derece etkilidir.
Zira karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, protein ve yağları devre dışı bırakmak, anksiyete ve kaygı düzeylerinde artışa sebebiyet vermektedir. Bunun yerine düşük karbonhidratlı bir beslenme alışkanlığı oluşturmak, kaygının azalmasını, stres ve depresyonun yok olup gitmesini teşvik eden bir mahiyete sahiptir.

Bu anlamda haftada en az 2 defa balık yemek de tavsiye edilen hususlar içerisindedir. Zira balıkta bol miktarda bulunan omega-3 yağları, beynin daha işlevsel çalışmasına katkı sağlayıp (düzenli uykuyla desteklendiğinde) kişinin rahatlaması ve anksiyeteden kurtulması sonucunu beraberinde getirmektedir.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:50.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Navbar with Avatar by Motorradforum