![]() |
Ölme Telaşı Falın f’sine inanmazdım Hiçte sevmezdim o meymenetsiz falcıları Koştur koştur falcıya gidenleri içten içe küçümser İskambil kağıtlarında aşk arayanlara Nasılda gülerdim Şimdiyse… Üç vakte gelecek desinler diye Ters dönmüş fincanlara çaktırmadan rüşvet verip Seviyor desinler diye O sarışın papatyalara, diz çöküp yalvaracağım neredeyse Sen gittin ya… Kağıttan bir kayığı, azgın bir nehre bırakır gibi bıraktın ya ellerimi İşinin ehli bir ressam gibi kızıla boyadın ya düşlerimi Ben hep seninle soğuttum içimdeki soğumayı unutmuş cehennemi Gelmeyeceğini bile bile… G e l e c e k diye avuttum Velayetini bana bıraktığın esmer hüzünleri Bize biçtiğin bu ayrılık elbisesi, bir türlü yakışmadı üstüme Bir papaza giydirilen derviş hırkası gibi hep üstümde sırıttı Saç sakal dersen karıştı birbirine Kırk yıllık düşmanım gibi aynalara küstüm İliklerime işledi yokluğunun acısı En mutlu anımda bile, buz dağına çarpmış bir Titanik battı içimde Yaşamaktan başka bir ödülü olmayan bu kanlı yarışta Ölme telaşına düştüm Ah çölüm… Işığını senden alan bir kandildim ben Gittin… Söndüm Seni tanıdığım gün mezarımdan kaçmıştım Gittin… Mezarıma geri döndüm Yücekaya Ömer 2 |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:15. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Navbar with Avatar by Motorradforum