![]() |
Bu milletin böyle zor zamanlarda kahramanlıkları, insanlığı unutulmaz bazıların da fitnesi, fesadı, çirkefliği! Dünya tarihinde eşine az rastlanır bir felaketle karşı karşıya kaldık. Diğer yandan ne yazık ki bir yandan deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı kurtarmak, onları güvenli yerlere yerleştirmek, barınmalarını ve beslenmelerini sağlamak için canhıraş çalışırken bir yandan insanlıktan nasibini alamamışların, yalanları, iftiraları ve dezenformasyonları ile uğraşıyoruz. MİLLET CAN DERDİNDE, ONLAR ETKİLEŞİM VE FİTNE DERDİNDELER; İLK GÜNDEN BERİ ORADA CANLA BAŞLA ÇALIŞANLARI YOK SAYMAK TERBİYESİZLİK! Milletimizin büyük bölümü böyle büyük felaket zamanlarında felaketten daha büyük bir yardımlaşma ve dayanışma sergiliyor. Ne yazık ki her kötü günümüzde bizim karşımıza geçen, bu memleketten beslenip bu memleketin, bu devletin altını oyan bir kısım da insanları nasıl kandırıp kışkırtırım, nasıl ayaklanma çıkarırım, nasıl dezenformasyon yaparım, nasıl deprem bölgesine gidip bir iki poz çektirip de şanıma şan katarım, takipçi ve etkileşim kasarım peşinde! Elbette bu zor günleri biz iyiler sayesinde atlatacağız. Elbette bu kanı bozukları da bir yere not edeceğiz, onları unutmayacağız. Onlarla dünya ve ahirette hesaplaşmamız devam edecek. Siyasi hırsları uğruna her gün yalan üstüne yalan söyleyen, iftira üstüne iftira atanlar, ceplerinden beş kuruş çıkarıp deprem bölgesine gitmeyip klavye başında ucuz kahramanlıklar ilk günden beri sahada olan, enkazdan insanlarımızı sağ çıkarmak, kurtulmuş olanları barındırmak ve besleyebilmek için tüm imkanları ile çalışanları sanki orada hiç yokmuş gibi suçlayanlar belki bu dünyada bu fitnelerinin cezasını çekmezler ama başta ben olmak üzere bu ülkenin güzel insanlarının hepsi ahirette onların yakasına yapışacağız! HENÜZ MÜDAHALE YAPILMAMIŞ BİR ÇÖKÜK BİNA BULUYOR ÖNÜNDEN BAĞIRIYORLAR: "BURADA AFAD YOK, DEVLET YOK, YARDIM YOK!" 9 saat içinde dünyanın sayılı büyük depremlerini yaşamışsın, buna rağmen ilk 48 saat içinde 8 bin insanımızı enkaz altından sağ kurtarmayı başarmışsın (bugün itibariyle toprak altından kurtarılanlar katlamış durumda ama kayıplarımız da çok ne yazık ki) ama adam gidiyor, henüz müdahale imkanını bulunmadığı bir enkazın yanında "Burada devlet yok, burada AFAD yok, burada yardım yok!" diyor. Ekranları başında bunları izleyen de sanıyor ki "burada" diye kast ettikleri yer deprem bölgesinin tamamı ya da o anda bulunulan ilin tamamı; haklı oldukları şey o an için, sadece o enkaz olabilir. Binlerce enkaza aynı anda iş makineleri ile birlikte bu konuda tecrübeli, uzman kişilerin müdahil olabilmesi neredeyse imkansız. Bunun için bu ülkede yüz binlerce bu konuda eğitilmiş insanın bulunması lazım ama toplum olarak şimdiye kadar bu konuda hassas davranmamış, gidip bunun eğitimini almamışız. FELAKETTEN SONRA İLK ÖNCE ALTYAPIYI KURAR, HER ŞEYİ ONUN ÜZERİNE BİNA EDERSİN. YOKSA KRİZ OLUR! Adam oturduğu yerden daha depremin ilk günü diyor ki yığın oraya 100 bin-200 bin askeri. Evet asker ve polis güvenlik için şart. Ancak o kadar askeri oraya ilk günden yığmak teknik olarak bu kış şartlarında çok zor. Askeri taşısan bile onları nerede barındıracak, nerede besleyeceksin? Önce bunun altyapısını kurman gerekir. Altyapı olmadan o kadar askeri de orada perişan edersin. Deprem bölgesinde ilk önce olması gerekenler güvenlik görevlileri, sağlıkçılar ve enkaz altından insanlarımızı kurtarabilecek deneyimli, tecrübeli enkazdan kurtarma birimleri. Bunların haricinde yardımları organize edenler, elektrik, doğalgaz, akaryakıt hatlarının ya da depolarının tekrar kullanılması için gerekli teknik personel haricinde bölgeye doluşmanın, orada deprem seyircisi olup, depremzedelere sağlanmaya çalışılan hizmetleri bölüşmenin ve yük olmanın bir anlamı yok. MEMLEKETİMİN GÜZEL İNSANLARI YÜREKLERİNİ VE MADDİYATLARINI DEPREM BÖLGESİNE AKITTILAR ADETA! Deprem bölgesindeki insanlarımız buradan daha fazla şeyler yapabiliyoruz. Bakın Eskişehir'den belediyeler (Ara sıra ihtiyaç olmayan yere de yardım TIRı göndermiş olsalar da...) sivil toplum kuruluşları, sanayicilerimiz, odalarımız, insanlarımız tam anlamıyla seferber oldular. Onlarca TIRı deprem bölgesine doldurup gönderdik. Enkaz kaldırma çalışmalarında faydalı olabilecek ekiplerimizi gönderdik. Gerçekten de memleketimin güzel insanları her şeyleri ile depremzedelerin, devletinin ve milletinin yanında oldu. Peki niye her fırsatta, henüz müdahale edilememiş bir enkaz başına gidip "Burada devlet yok!" diye bağırıyorlar? Niyetlerinin iyi olmadığı aşikar. Devlete olan güveni sarsmak istiyorlar. Çünkü bizim vergilerimizle devlet iş yapıyor. Devletin kurumları ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, bu çalışmalar diğerlerinin yalanları kadar hiçbir zaman prim yapmadı, yapmıyor. Ancak gerçekte insanları devletin organizasyonları ile daha kısa sürede kurtarıyoruz ve onlara yardımcı oluyoruz. Diğer türlü herkes ayrı telden çaldığında tam bir kargaşa yaşanıyor, herkes kendince bir yerde çalışma yapmak istiyor ama çalışma yapmak için de altyapı olması lazım. (Akaryakıt ve enerji en azından.) Bunlar olmadan çalışma da yapılamıyor, bir de kargaşa çıkıyor. Bu yüzden organizasyonun tek elden yapılması en iyisi. İnsanları devlete karşı, iktidara karşı kışkırtıyorlar bu yalanlarıyla. BAZI SİYASETÇİLER GÖRDÜK Kİ HAYATLARI EN ZOR ZAMANLARDA BİLE SADECE FİTNE VE FESAT! Kendi şehrinde kendi belediyesi kaldırımlara daha tuz atmayı ve onları temizlemeyi beceremiyor ama 24 saat içinde bu kış şartlarında, hemen her yerin yıkılıp çöktüğü bir bölgede tüm insanların kurtarılmasını bekliyor! Evet, keşke mümkün olsa ben saniyesinde müdahale edilmesini ve tüm insanlarımızın kurtarılmasını beklerim ama aklını kaybetmemiş, mantıklı düşünen her insan arzu ettiklerimizle, içimizden geçenlerle değil fiilen yaşadıklarımızla karşı karşıyayız. Hele hele bazı siyasetçiler gördük ki hayatları fitne ve fesat üretmekle geçtiği gibi depremi de daha tehlikeli fitne ve fesat üretmek, siyaseten bir rant kazanmak uğruna harcıyor. Bunun dışında depremde ölen insanlar için yaptıkları tek bir çalışmayı göremiyorsunuz. Türk Milleti tüm bunları yapanları unutmamalı. Devlete ve devletin kurumlarına karşı kampanya yapanlar yarın bir gün topladıkları deprem yardımları ile ortadan kaybolabilirler, böyle bir ihtimal var ama devletin kurumlarının topladıklarının hepsi net bir şekilde kayıt altında. Organizasyonda bazı eksiklikler ve gecikmeler olabilir ama eninde sonunda devlet vatandaşı için her şeyi yapar, yapıyor da. Dünyanın en büyük, en sıkıntılı deprem felaketini yaşadığımız şu günlerde insanların öfkesini devlete ve devlet kurumlarına karşı yöneltip, askeri de deprem bölgesinde topladıktan sonra iç karışıklık çıkarmak, sokak hareketi başlatmak isteyen gözü dönmüşlere karşı hepimiz çok uyanık olmak durumundayız. Zira bunların kime çalıştıklarını kestiremesek de bize, bu milletin ve ülkenin lehine çalışmadıkların net bir şekilde görebiliyoruz. ONA BAKARSANIZ YAPILANLARI GÖRMEK İSTEMEYEN, DERTLERİ YARDIM ETMEK DEĞİL FİTNE ÇIKARMAK OLANLARA KARŞI DA BİZ ÖFKELİYİZ! Şehrimizden ve ülkemizin başka şehirlerinden deprem bölgesindeki insanlarımıza her türlü yardımı sessiz sedasız yapan milyonlarca yürek var. Hiçbirisi de ben şöyle yardımda bulundum demiyor. Bazıları ise bu felaket günlerinde kendi reklamını yapma peşinde. Tamam kardeşim sen de kendi reklamını yap tek deprem bölgesindekilere destek ol da! Bazı sosyal medya soytarıları gibi yapmayın ama; deprem bölgesine gideli 12 saat olmuş, hiçbir şey yapmamış ama yanına aldığı tanınan biriyle birlikte "Günlerdir uykusuzuz!" diye hiç utanmadan yalan sözlerle mesaj paylaşıp etkileşim derdine düşme tek! Evet biz de öfkeliyiz; bu millet orada can derdindeyken, bu devlet ve milletin geri kalanını enkaz altındakileri kurtarmak, kurtulanların ihtiyaçlarını karşılamak için seferber olmuşken, fitne ve fesat üretmek, siyasi ya da fiili yağma yapmak için bölgeye ve sosyal medyaya çöreklenenlere karşı öfkeliyiz. Devletin sağladığı imkanlarla bölgeye gidip yayın yapabildikleri halde, yanlarında yörelerinde birçok kurtarma faaliyeti, birçok yardım faaliyeti gerçekleştirildiği halde halen "Burada devlet yok" diye yüzsüzce, arsızca yayın yapan, yalan söyleyenlere karşı öfkeliyiz. Hayatları bu ülkenin insanını bölmekle, birbirine düşürmekle, devlete ve millete düşman etmekle, halkı aşağılamakla ve dezenformasyon üretmekle geçenler bu millete önderlik edemez, yol gösteremez. Elbette bu ülkede hatırı sayılı şekilde kandırdıkları var ve olacak da. Ancak büyük çoğunluk tüm bu yalanlara, iftiralara, karalamalara, saptırmalara aldanmadan yapması gerekeni yapacak, bu yalancılara kanmayacak kadar aklı başında, basiretli bir şekilde davranıyor ve kardeşlerine yardım etmek için tüm fedakarlıklarda bulunuyorlar. Esas olan budur ve gerisi hikayedir. YOK DEDİĞİNİZ, BEĞENMEDİĞİNİZ TARİKATLAR DA ÜLKÜ OCAKLARI DA İLK GÜNDEN BERİ ORADA, CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORLAR! Son bir not: Efendim neymiş dindarlar, tarikatlar, ülkücüler falan bölgede yokmuş! Allah da kulları da biliyor ki karalamaktan ayrı bir zevk aldıkları ve iftiraları ile yıpratmaya çalıştıkları tüm bu kesimler ilk günden bu yana orada canla başla çalışıyorlar ama başkaları gibi reklam peşinde değiller. Çoğu çalışmalarını paylaşmıyorlar bile. Paylaştıkları çok güzel çalışmaları da, yalancıların paylaşımlarının binde biri kadar etkileşim görmüyor. İşin bu kısmından, bu güzel çalışmaları görüp de bir beğeniyle, bir RT ile takdir edemeyen bizler sorumluyuz. Bu konuda gerçekten ne kadar da duyarsızız. Evet Allah'ın rızası önemli esas olarak ama insanlara da bu güzel çalışmaları hiç değilse sosyal medyada paylaşarak aktaralım. Hiç değilse bunu yapalım, elenizi bu güzel çalışmaları beğenmekten, RT etmekten Allah aşkına ne uzaklaştırıyor? https://www.forumturk.org/images/hab...HİR-YARDİM.jpg https://www.forumturk.org/images/hab...ir-yardim1.jpg https://www.forumturk.org/images/hab.../Subat/İHH.jpg ALINTI |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:23. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Navbar with Avatar by Motorradforum