|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı ![]() Üyelik tarihi: 01 Mayıs 2023 Konular: 1793 Mesajlar: 1.868
Nerden: Gaziantep Cinsiyet: Erkek Web Site: www.Bizimkiler.NET Alınan Beğeni: 209 Beğendikleri: 156 |
Her masalın her söylencenin uzun uykusunda bir uyanma vakti vardır.Ve o gelmeden girişilen her eylem bir serüven yalnızlığı olarak kalır.Öyle anılır. Ve yüzyıl sonra vadesi erişip bir prens çıkmış ortaya.Masalın ve yüzyılın kendisine verdiği bu görevi seve seve üstlenmiş; zaten uyuyan güzel hakkında yüzyıldır söylenegelenlerin etkisinde daha onu görmeden deliler gibi tutulmuş ona.Kendisine verilmiş misyona mıuyuyan güzele mi aşık olduğunu ayıredemeyecek kadar toymuş o zamanlar. Böylelikle hayranlığın sevgininsevdanınaşkıncinselliğin ve beraberliğin bir kulak dolgunluğu olduğunu birkez daha görüyoruz "Bizim"sandığımız birçok duygunundüşüncenindeğerin ve doğrunun içimize usul usul işlenmiş bir kulak dolgunluğu olduğunu... Ve prens dudaklarında yüzyıldır beklettiği öpücüğüyle birlikte saraya doğru yollandı. Masalına kahraman olma zamanı gelmişti. Prensesin odasına geldi.Prenses uykusunun içersinde batık bir gemi gibi gizemliydi.Uykusuyla bütünlenmiş güzelliğineefsanesinin güzelleştirdiği yüzüne uzun uzun baktı Prens. Çok uzaktan çok uzaklardantam yüzyıl sonrasından baktı. Sonra kararını verdi: Aradan yüzyıl geçse de uyandırmayacaktı onu. O gün gelse de. Uyandırdığında bu sevdanınbu büyününbu tılsımın bozulacağını biliyordu çünkü; bir bakışbirkaç sözbir dokunuş herşeyi bozacaktı.Sevmek suskunluktu sevmek kesin sessizliktisevmek uzaklıktısevmek dokunamamakerişememek sevişememekti. Ya da yüzyıldır böyle öğretilmişti sevmek. Gözlerini açar açmaz yüzyıldır gördüğü düşlerin anımsayamadıklarından ve o düşlerin tümündensızıya benzer bir duygu olacaktı kalakalmış olan. Biliyordu bu sızı hep olacaktı.Kaldı kio düşlerin tümüne eğemen olan ortak motiflerzaman zamanyani yaşadıkça;yaşamınıilişkilerini yoklayacaktı elbet. O düşlerin tümü anımsanmak içindi.Sonsuz bir anımsayıştı herşey;anımsayış ve unutuş.Ömrünün bundan sonrası düşlerinde gördüklerini yaşamakla geçecekti.İnsan uzun uykulardan sonra yalvaç bir yalnızlığa uyanıyor. Aradan yüzyıl geçtikten sonra hiçbir uyanış mutlu olamaz. Benim için artık çok geç kalmış bir sevgi buben seversem yüzyıl öncesinin sevgisiyle seveceğimo severse beni üzerinden yüzyıl geçmiş bir sevgiyle sevecek.Aramızda kaç takvimin uzaklığı duruyor.Bir öpücükyalnızca bir öpücük bu uzaklığı kapatmaya yeter mi? Sevgi Zehirli bir düşünbüyülü sözcüğü... Öte yandan sevmek göze almaktısonuna dek gitmektigidebilmek yürekliliğiydi. Biliyordu prenses uykusundan uyandığındaya da uyanır uyanmaz onu eskisi kadar sevmeyecekti.Çünkü sevmek sessiz ve tek başına bir şeydi.Sevmek yalnızlıktır.Onu eskisi kadar sevemeyeceğinden korkuyordu.Onu uyandırmaktan korkuyordu. Eskisi kadar sevemeyecektibelki de hiç sevemeyecekti.Çünkü arada o orman o karanlıko geçit vermezo giz olmayacaktı artık.İşte odasında duruyordu. Duman inceliğinde bir boşluk dolanıyordu yüreğini. Arada ne ormanın ne de yüzyılın karanlığı olmadan onu nasıl sevebilirdi? Bu kadar büyük sorumluluğu yüklenebilirmiydi? Sevmenin zahmetinibirlikte omuzlanacak olan zahmeti yüklenebilir miydi? Paylaşmayatartışmayaözveriyeanlayışa gereksinen iki kişilik ilişkiyi göğüsleyebilirgötürebilir miydi? Sevmek imkansızlıktı. Kendimizde beslediğimizkendimizde büyüttüğümüzkendimizde saklı duran bir şeydir sevmek.O hep bizdedirbizledirusul usul biriktiririz onuiçimizde yığılı durur.Ve günün birinde ansızın karşımıza biri çıktığında sanırız ki içimizden boşalıveren bütün bu duyguları o taşımıştır bize. Sevmekkendi kendimizi büyülemektir; kendi kendimize yaptığımız büyü. Oysa yeniden başlayacaktır arayışlarpişmanlıklaryanılgılar.Herşey "tamamlanmak" içindir.Çoğu kez ölümün tamamlayıcı ellerine dek aynı umut aynı arayışaynı çırpınış ve aynı perişanlıkla sürükleniriz. Gözümüz arkada kalmıştır. Ansızın anladı ki uyuyan güzelin kendisini değilmasalını seviyordu Prens. Masalın bittiği yerde hayat başlar... |
|