|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı ![]() Üyelik tarihi: 09 Haziran 2023 Konular: 1289 Mesajlar: 1.534
Nerden: Aydın Cinsiyet: Erkek Web Site: mIRCForumlari Alınan Beğeni: 122 Beğendikleri: 88 |
“Theous” Yunanca bir kelimedir. “Theisme” de bu kelimeden doğmuştur. Theos (hem Theous hem Theos diye geçiyor kaynaklarda) ve Theism’in sözlük anlamı; bir ilahın varlığına inanmaktır. Bu kelime pek çok dile geçmiştir. Biz Türkçe’de daha çok Teizm ve Teist kavramlarını kullanıyoruz. “Ateisme” kelimesi “A” olumsuzluk edatıyla “Theisme” kelimesinden meydana geldiğinden, Allah’ın varlığını inkâr eden felsefi görüş anlamına gelmektedir.[1] Türkçede Allah’ın varlığını kabul etmeyenlere, inkârcı, dehri, zındık… denilmektedir.[2] Günümüzde ise Tanrı tanımaz, inançsız ve ateist kelimeleri kullanılır. Batı dillerinin çoğunda kullanılan ve genellikle Tanrı hakkında düşünmenin belli başlı akımlarına ad olan terimler genellikle ya Yunanca’dan alınan “Theos” dan ya da Latince’deki “Deus” dan türetilmiştir.[3] Bu kelimelerden türetilen “teizm”, “ateizm”, “panteizm”, “henotoizm” vb. terimlerin tam olarak kapsadıkları alanlar tam olarak çizilememiş ve bazen anlam kargaşalarına neden olmuştur. Bazen birbirinin yerine kullanıldığı görülmüştür. Felsefe tarihinde ateistlikle suçlanan birçok düşünür ve filozof böyle bir suçlamayı reddetmiştir. Nietzsche’yi ateistlikle suçlayanlara O’nun verdiği cevap ilginç: “Bir insanın gerçek anlamda ateist olabilmesi için hiçbir ahlaki ideale sahip olmaması gerektiğini” söyleyerek bu suçlamayı reddetmiştir. Spinoza, Hegel, Aristo hatta Platon bile ateistlikle suçlanmıştır. Oysa bu filozofların çoğu belli özelliklere sahip ve kendi tanımlarına uygun Tanrı inancına sahip oldukları yine kendi eserlerinde apaçık ortadadır. Ateizmin(inançsızlığın) deyim olarak şu anlamda kullanıldığını görüyoruz: “Kâinatı incelerken, Allah’ı ve ruhu inkâr ederek, duyuların ve deneylerin verilerinden başka hiçbir bilgiyi kabul etmeyen; alemin, tesadüfün bir takım kombinezonları ile meydana geldiğini kabul ve iddia eden felsefi görüştür.[4] “Felsefi açıdan inkâr: takdis etmeye değer, yüce bir varlığı kasten inkâra çalışmak, bu inkârı ilmi delillerle ispata k mak ve Mutlak Varlık yerine onun özelliklerini taşımayan ve taşımadığı ilmen ve vicdanen belli olan bir şeyi ikame etmektir.[5]“Ateizm, felsefi bir sistem değildir. Çünkü hiçbir ateist, müspet bir prensip ortaya koyarak Allah’ı, felsefi tabirle ilk sebebi, sebepsiz sebebi, ekmel zatı inkâr edememiştir. Ancak kâinattaki olayları maddenin kendisi ile açıklama yoluna gitmiştir. Nihai sebebi inkâr suretiyle değil, bu gerçekleri tahrif ve amaçlarını saptırmak suretiyle ilmen inkârı mümkünmüş gibi göstermeye çalışır. Bu itibarla inkâr, gerçeğin tahrif edilmesi demek olur.[6] ![]() Kabuk yaraya sadık değil... |
|