|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı Üyelik tarihi: 09 Aralık 2022 Konular: 770 Mesajlar: 772
Nerden: İstanbul Cinsiyet: Erkek Web Site: mIRCForumlari.Net Alınan Beğeni: 139 Beğendikleri: 3 | Tüm dünyada izlenen ve 8 dalda Oscar ödülü kazanan 2008 yapımı "Slumdog Millionaire" (Milyoner) filmine uyarlanan "QA" adlı kitabın yazarı Vikas Swarup, Rami Kütüphanesi'nde okurlarıyla bir araya geldi.Romanı "Slumdog Millionaire" (Milyoner) filmine uyarlanan "Q&A" adlı kitabın yazarı Vikas Swarup, Rami Kütüphanesi'nde Türk okuyucularıyla buluştu. Geçmişte Hindistan'ın Ankara Büyükelçiliği'nde diplomat olarak çalışan ve Hindistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı yapan Swarup, kendisi gibi diplomat ve yazar olan Türkiye'nin Yeni Delhi Büyükelçisi Fırat Sunel ile gerçekleştirdiği söyleşide, Türkiye yılları, yazarlığa başlama öyküsü ve kendisiyle özdeşleşen Milyoner filmine dair soruları cevaplandırdı. Swarup, konuşmasına Türkçe başladı ve "Türkiye benim ilk göz ağrım ve ilk görev yerimdir. İlk görev her zaman çok özeldir. Çünkü tüm geleceğiniz şekillenir" dedi. Türkiye'de geçirdiği 3 yıl boyunca birçok şey öğrendiğini belirten Swarup, "Türkçe konuştuğum için birçok kapı açıldı. Tek pişmanlığım, Ankara'dayken Türkçe kursuna sadece 6 ay gitmekti. Türkçe bilgim sınırlı olduğu için sanırım şimdi Türkçem tükendi. O yüzden İngilizceye geçeceğim" ifadesini kullandı. "İKİ ÜLKE BİRBİRİNE BİRÇOK AÇIDAN ÇOK YAKIN" Türkiye'deki görevinin nasıl geçtiğine dair Büyükelçi Sunel'in sorusuna ünlü yazar şöyle cevap verdi: "İki ülke birbirine birçok açıdan çok yakın. Hatta öyle ki Hintçe diliyle aynı aileden gelen Urdu dili, Türkçe ordu kelimesinden geliyor. Türkiye'de 3 yıl yaşadım, o zamanlarda Türkiye ve Hindistan birbirini henüz yeni tanıyordu. İki başbakan Turgut Özal ve Rajiv Gandhi dostluk ilişkisi kurmuştu. Bu 3 yıl, iki ülke arasında ilişkilerin sıkılaşma yıllarıydı. Eşimle birlikte Türk kültürünü ve Türk mutfağını eğlenerek keşfettik. Sezen Aksu, Cem Karaca, Zerrin Özer ve Barış Manço şarkılarını çok dinlerdik. TRT'nin o dönemki dizilerini de izlerdik.1990'da Birinci Körfez Savaşı olduğunda ben Cizre'ye gönderildim. Kuveyt'ten kaçan Hint vatandaşlarının kurtarılmasına yardımcı oldum." Swarup, Cizre'deyken Hz. Nuh'un türbesinin da burada olduğunu öğrendiğini belirterek, türbe ziyaretinde yaşadıklarını, şöyle anlattı: "Ziyaret için tek başıma buraya gittiğimde polis beni gördü ve tutuklamaya kalktı. Ben de diplomat olduğumu söyledim ve kartımı gösterdim. Diplomat olduğuma inanmadılar. Sonunda Türkçe konuşarak kendimi kurtardım. Az kalsın ilk görev yerimde gözaltına alınacaktım." "BANA ESNAF PAKİSTANLI MISIN DİYE SORUYORDU" Türk insanının yıllar içinde Hindistan ve Hint kültürüne çok alıştığını vurgulayan Swarup, şu değerlendirmelerde bulundu: "Benim görev yaptığım yıllarda Türk insanı bizi çok fazla tanımıyordu. Bununla alakalı çok güzel bir anım var. Görevim bittikten sonra Türkiye'ye çalışmaya gelen Sih bir arkadaşım vardı. Yolda yürüdüğünde hep sorun yaşadığını söylüyordu. Bazıları onu başındaki sarığından ötürü İranlı molla zannedip ayaklarına kapanıyormuş. Bazı esnaf da Körfez bölgesinden gelen bir şeyh zannedip fiyatlarını 10 kat artırıyormuş. Bana da genelde esnaf Pakistanlı mısın veya öğrenci misin diye soruyordu. Pakistanlıyım dersem yüzde 20 indirim yapıyorlardı" Swarup, diplomat ve yazar olmanın zorluklarına ilişkin soruya, "Birincisi insanlar sizin hem diplomat hem yazar olabileceğinize pek inanamıyor. İkincisi zorluk, kendi mesleğinizin dışında başka bir iş yaptığınızda devletiniz, asıl işinizi aksattığınızı düşünebiliyor. Üçüncü zorluk ise resmi görevinizden dolayı her istediğinizi yazamıyorsunuz" cevabını verdi.
|
|