|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı ![]() Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022 Konular: 21245 Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul Cinsiyet: Erkek Web Site: TRmIRC.Net IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net Alınan Beğeni: 3770 Beğendikleri: 6794 Ruh Hali : : | Türkiye tektonik yapısı gereği yıkıcı depremlerin yaşandığı bir ülkedir. Bu durum sebebiyle birçok bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmaların büyük bir kısmı deprem riskinin ortaya konulması esasına dayanır. Bu risklere göre de farklı metotlar ile depremi önceden tahmin etmeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle aktif fay zonlarına yakın bölgelerde yerleşim bölgelerinin deprem risk haritaları üretilmiştir. Son yıllarda ülkemizde büyük depremler gerçekleşmiştir. Bunlardan en yıkıcı olanı ise şüphesiz 1999 Gölcük depremidir. Ülke nüfusu ve ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturan Marmara bölgesinde bu deprem birçok sosyo-ekonomik sonuçlar ortaya çıkmıştır. Başta insan ölümleri olmak üzere, sanayi bölgelerindeki tahribatlar ve iş gücü kaybı gibi olumsuzluklar yaşanmıştır. Bilindiği üzere deprem esnasında yaşanan yıkımlar deprem sonrası afetlere de dönüşebilmektedir. Bunlar patlama, yangın ve su baskını gibi tehlikeli olaylardır. Bu sebeple yıkıcı depremin yarattığı olumsuzluklar uzun süre devam edebilmektedir. Kaldı ki 1999 depreminin yarattığı olumsuzluklar henüz tamamen ortadan kaldırılamamıştır. Sanayi bölgeleri ülkemizin en önemli bileşenlerindendir. Organize Sanayi Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri, Küçük sanayi siteleri vb., yapılarda ülke ekonomisini ve sosyolojisini geliştiren aktiviteler yapılmaktadır. Bu sebeple ülke lokomotifi olan bu alanların yer seçimi çalışmaları, bölgesel jeolojik risklere başta da deprem riskine göre yapılmalıdır. Ayrıca halihazırda faaliyet gösteren bu alanlarda olası deprem riskleri tematik haritalar ile ortaya konulmalıdır. Can ve mal kayıplarının en aza indirgenmesi için jeolojik risk çalışmaları artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Sanayi alanlarının deprem riski çalışmalarında birçok veri setinin bir arada değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunlar jeolojik olarak aktif faylar, deprem odak noktaları ve zemin özellikleridir. Bunların yanında ise sanayi kuruluşlarının mekânsal özellikleri belirlenmelidir. Bu çalışmalar Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı yazılımlarda bir araya getirilerek risk haritaları oluşturulmalıdır. Örneğin deprem riski çok yüksek alanlarda kimyasal patlama ve yangınlara sebep olabilecek sanayi kuruluşlarının belirlenmesi ve önlemlerinin alınması gerekmektedir. Çünkü bu bölgelerdeki üretimler deprem esnasında veya sonrasında jeolojik risklerden kaynaklanan olumsuzlukları da artırmaktadır. Üretim alanı yıkılmasa bile depremin etkisi ile yangınlar, patlamalar vb., afetler yaşanabilir. Bu sebeple kritik olan birçok üretim alanlarının riskli görülen tek bir alanda kümelenmesinin engellenmesi için riski az farklı sanayi alanlarına dağıtılması önem arz etmektedir. Özetle ülke sosyo-ekonomisi için önemli yapılar olan sanayi alanlarının deprem risk haritaları sanayi kuruluşlarının niteliğine göre de belirlenmelidir. Sanayi verileri ve jeolojik veriler bir arada değerlendirildiğinde birçok risk ortaya konulabilir ve bu riskler azaltılabilir. Sanayi alanlarının deprem riski ile ilgili yapılan çalışmalar aşağıda belirtilmiştir.
ALINTI Benzer Konular:
|
|