mIRCForumlari - mIRC ve IRC Kullanıcılarının Paylaşım Platformu
  https://www.mircforumlari.net/iletisim/


SohbetG.Com

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10 Mart 2023, 04:47   #1
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022
Konular: 21245
Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul
Cinsiyet: Erkek
Web Site: TRmIRC.Net
IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net
Alınan Beğeni: 3770
Beğendikleri: 6794
@RahmetLi
Ruh Hali : : Olu Gibi
Standart Devlette liyakat...

Deprem fırtınası devam ettiği sürece, bizde depremi konuşmaya devam edeceğiz. Depremde kayıplarımız bir yana ekonomisi de ortaya çıktı. İstanbul'da 1.5 milyon konut ne olacak? Şimdi bütün iş bu konuda düğümleniyor. Depremde göç eden yurttaşlarımız, bölge de var olan üretim merkezleri fabrikadan, tarlaya kadar nasıl harekete geçecek. Yeniden üretim merkezleri açılabilecek mi? En verimli ovalar nasıl değerlendirilecek. Deprem ile birlikte devletin önemi ve devlette liyakat öne çıkarken, Eskişehirliler açısından deprem gerçeği bir kez daha hatırlandı. Eskişehir'e deprem bölgesinden gelecek sayısı 100 bine ulaşacağı iddia edilirken, 1956 yılında Eskişehir merkezli depremden sonra Eskişehir'den başka illere 30 bin kişi göç etmiş. Eskişehirli acı günlerde milleti ile ekmeğini paylaşmasını bu yüzden biliyor. Şimdi depremzedelere kucak açma sırası Eskişehirli de bulunuyor.

Türkiye'nin en önünde Atatürk döneminin gerçeği duruyor. Bu dönem ile içinde bulunduğumuz dönem karşılaştırınca, hele de deprem gerçeği devlette liyakatin önemini birkaç adım daha öne çıkardı. Atatürk'ün döneminde liyakate dikkat edilirdi. Ondan sonraki dönemde aşındı. Atlantik sürecine ve batıya yaklaştıkça hele de NATO'ya girildikten sonra, kriterler değişti. Yaşı tutanlar, 12 Eylül darbesinden sonra ABD'nin baskısı ile Özal ile birlikte başlayan 'prensler' dönemini bilir. Sanki Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet tamamen tasfiye diliyor. Biat ve tamam efendim kültürü ön plana çıkıyordu. Bizden olsun çamurdan olsun. Ya da, inanç anlayışı, bakılarak, liyakatsiz atamalar deprem gerçeğinde daha fazla görüldü. En güçlü olması gereken devlet kurumların aşındırıldığı gerçeği ile karşılaştık. Devletin hafızasını sıfırlamaya çalışmak en çok o bilinen ve 15 Temmuz da darbe girişimi yapan örgüte yarar.

Ülkeye bağlılık aranmalıdır

Halbuki 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, ne denmişti:" Devlete bağlılık ve liyakatin önemine vurgu yapılmıştı." Yanlışlıklar deprem felaketinde görüldü. AK Parti'nin Eskişehir'deki önde gelenleri bile özel sohbetlerimizde yapılan yanlışlıkları sıralıyorlar ve şunları söylüyorlar:" Devlette tek ölçü liyakat olmalıdır. Ülkeye bağlılık aranmalıdır. Gelişi güzel kadrolar sonuçta, iktidara zarar veriyor. Fatura biz partililere kesiliyor. Bir anda iktidar bile gidebilir".

Depremde bazılarının yaptığı gibi devleti yok saymak veya küçümsemek mümkün değildir. Hatalar yapıldı. Kriz zamanında işler değişir. Liyakat ve iş bilirlik devreye girer. Liyakat yönetici varsa, sonuçta fatura ülkeyi yönetenlere kesilir. Eskişehir'den giden ekipler ile de konuştum. Bu ekipler belediyelerin ya da kamu kurumlarının ekipleriydi. Giden ekiplerden yaşadıklarını dinledim. Eskişehirli adına önemli işler yaptılar. Milletimizin fertlerinin yardımına hepimiz adına koştular. Onların başarısı Eskişehirlilerin başarısı oldu. Bölgedeki valilerimiz anında inisiyatif kullanamadılar. İşler de talimat beklendi. İş makineleri ve diğer araçlar anında sahaya çıkmalıydı. Ayrıca tabii ki depremin etkilediği geniş alanı da göz önünde bulundurmalıyız. Depremden sonra Eskişehir valimizin talimatıyla Eskişehir'de düzenli ve çalışan bir kriz merkezi kuruldu. Merkez çalışmalarına devam ediyor.

2002'de ABD'de yapılan,"Millenium Challenge" tatbikatları vardı. Başka deyişle Türkiye'nin işgal planı duyarlı kesimimiz tarafından takip ediliyordu. Deprem ile böyle bir plan uygulamaya sokulacaktı. Akdeniz'deki ABD gemisi depremden sonra Türkiye'ye yöneldi. Ancak, gelemedi. Tabii ki, ABD'nin bin yılın meydan okuması adını verdiği tatbikatlar, Türkiye'ye ulaşamadan söndürüldü. Kısacası, böyle zor dönemlerde devletin herkese gerekli olduğu ortaya çıktı. Liyakatli insanlardan oluşan devlet yönetimi iktidarı da, biz yurttaşları da rahatlatır. Atatürk döneminde bazı kişiler uygulamalarda Atatürk'e karşı çıkmışlardır. Bunun en tipik örneği olarak tarihimizde Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt gösterilir. Atatürk, çelişse bile liyakatli devlet insanlarının üzerini çizmemiştir. Liyakatli insanlar ile cumhuriyetimizin kuruluşundan sonra tüm dünyada yaşanan ekonomik krizler, Türkiye ile dünyada sadece iki ülkede yaşanmamıştır.

***

Başkanımızın acısını paylaşıyoruz

Benimde yürütme kurulu üyesi olduğum, Eskişehir Kent Konseyinin başkanı ve belediye meclis üyemiz Nuray Akçasoy, Denizli'de yaşayan annesi Özcan Bebir'i kaybetti. Her ölüm erken ölümdür. Ancak, anne acısı bir başkadır. Başkanımızın acısını paylaşıyoruz. Özcan Hanımın mekanı cennet olsun. Yakınlarına sabır diliyorum.



ALINTI

  Alıntı ile Cevapla


Cevapla
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)