|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı ![]() Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022 Konular: 21245 Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul Cinsiyet: Erkek Web Site: TRmIRC.Net IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net Alınan Beğeni: 3770 Beğendikleri: 6794 Ruh Hali : : |
Recep Tayyip Erdoğan, Batılı ülkelerin arzu ettikleri yönde adım atmayı bıraktı, dahası hepsinin her şartta koruduğu İsrail'e 2009 başlarında "One minute (Bir dakika) Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz!" diyerek restini çekti. O tarihten bu yana hiç olmayacak şeyler başımıza geliyor. Örneğin BBP Kurucu Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Mart 2009'da gerçekleştirilen yerel seçimlere sadece 4 gün kala şehit edildi. Özellikle asker ve poliste etkin olan ABD hizmetinde bir grubun direnişi nedeniyle iktidar Yazıcıoğlu'nun cenazesini bulmakta bile güçlük çekti. Cenaze iki gün sonra bulundu ama bu aradaki günleri, onu kasıtlı olarak başka yerde arayarak buldurmayanlar "Recep Tayyip Erdoğan kendisine rakip istemiyor, bu yüzden onu öldürttü!" iftirasını halk arasında yaymışlardı. Bu söylentiler AK Parti'ye o yerel seçimlerde büyük oy kaybettirdi. 2023 SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE MUHALEFET MEYDANA GELEN DEPREMLERİ KENDİLERİ İÇİN SİYASİ BİR FIRSAT OLARAK GÖRÜP DEĞERLENDİRMEK İSTEDİ, İSTİYOR! 2014 yerel seçimleri öncesinde, 17-25 Aralık tarihlerinde başlayan bir operasyonel süreç daha yaşattılar. İktidar yerel seçimlere, neredeyse 7/24 yolsuzluk yapan bir yapı gibi tanıtıldığı bir ortamda girmek zorunda kaldı. Buna rağmen oylarını bir önceki yerel seçime göre 4,58 puan artırmayı başardı. Başta CHP ve FETÖ olmak üzere geniş yelpazeye yayılmış muhalefet, artık açıktan kendilerine her tür desteği veren Batı ile birlikte hemen her seçim öncesinde iktidarı zorda bırakacak her ne varsa yaptılar ve biliyorduk ki 2023 seçimleri öncesinde de yapacaklar. 6 Şubat sabahı Kahramanmaraş merkezli şiddetli depremlerin 10 şehrimizde önemli bir yıkıma neden olması bunların eline önemli bir siyasi rant imkanı verdi. Onlarda nasıl zor bir zamandan geçtiğimize bakmadan bunu tepe tepe kullandılar ve her geçen gün kullanmaya devam ediyorlar. Muhalefet iktidarı indirmek için her türlü malzemeyi hiç acımadan, kendilerine herhangi bir sınır koymadan kullanıyor. Son günlerde futbol maçlarında belli taraftar gruplarını iktidarın istifası yönünde bağırtıyorlar. MEYDANA GELEN AFETLERİ VE SPORU SİYASİ RANT OLARAK KULLANMAK İSTEYEN MUHALEFET AK PARTİ'NİN OYLARININ ARTMASINA VESİLE OLACAK Hemen şunu söyleyelim: Ekonomik kriz nedeniyle AK Parti'ye oy verip vermemekte tereddüd edenlerin önemli bölümü depremden sonraki süreçte muhalefetin gösterdiği anlamsız ve merhametsiz tavır nedeniyle her ne pahasına olursa olsun seçimlerde AK Parti'ye ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan'a destek olma kararı aldılar. Muhalefet partilerinden herhangi birine oy vermeyi gözleyen kararsız seçmen de, hatta deprem bölgesinde *bu büyük şoku yaşayanların bir bölümü de daha önce hiç oy vermedikleri AK Parti'ye ya da Recep Tayyip Erdoğan'a oy verme eğilimine girmiş durumda. Recep Tayyip Erdoğan'ın en büyük rakibi kendi partisinin genel merkezi tarafından seçilmiş milletvekilleri, il ve ilçe başkanlarının böyle zamanlarda yeteri kadar kendilerini gösterememiş olmaları. Teşkilatlar biraz kendini gösterebilse AK Parti'nin oyları kısa sürede önemli oranda artabilir. Muhalefet ülke tarihinin en yıkıcı depremlerini siyasi rant alma dönemi olarak tepe tepe kullandı ve bu yüzden önemli oranda oy kaybedecekler. Muhalefet şu an tüm umudunu özellikle sosyal medyada gerçekleştirilen dezenformasyonlara ve AK Partili gözüken bürokratların kasıtlı yanlışlarına, hatalarına bağlamış durumda. İşin ilginç yanı AK Parti de rakiplerine her türlü kozu, fırsatı sunmadan da bir kaç gün bile uzak kalamıyor. Hiç olmadık zamanlarda hiç olmadık, hayatımızda bize en saçma gelen paylaşımlarda bulunmaktan, sözleri söylemekten çekinmiyorlar. Bundan daha kötüsü ise bu kadar beceriksiz, yeteneksiz ve dava bilincinden uzak bürokratların ve parti yöneticilerinin her şeye rağmen görevde tutulmaları. Aylarca AK Parti'de birçok ilde yönetim değişikliği olacağı konuşuldu. Mevcut yöneticilerin istifası istenecekti ve yerlerine seçimde partinin oy oranını yükselteceği düşünülen isimler getirilecekti. Aylardır sürüncemede kalan bu konu herhalde şiddetli depremlerden sonra artık bir daha gündeme gelmeyecektir. HALKIN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ HENÜZ ADAYINI BİLE BELİRLEYEMEMİŞ MUHALEFETE SON YAPTIKLARINDAN SONRA GÜVENİ AZALABİLİR Türkiye'de insanların önemli bir bölümü muhalefete güvenmiyor. Muhalefet alabileceği tüm oyu Recep Tayyip Erdoğan'dan ya da AK Parti iktidarından nefret edenlerden, terör örgütlerine sırtını dayamış olanlardan alacak. Muhalefet uzun yıllardan beri nefret tohumları saçtı. İktidarın da bu senaryoya zaman zaman katkı sunması toplumdaki kırılmayı tetikledi. Bu durum elbette siyasilerin işini kolaylaştırdı. Çünkü iktidara gelmeleri için makul bir plan ve program açıklamak zorunda değillerdi artık. Açıkladıkları ortak bir metin oldu geçtiğimiz ay, ancak o metnin de oradan buradan toparlandığı ve kapatmalara, ortadan kaldırmalara, PKK ve uzantısı örgütlere sırtını dayayanlara özerklik vermeye, Türkçe'yi tek ana dil olmaktan çıkarmaya meyyal bir belge niteliğinden öteye geçemedi. Muhalefet henüz adayını belirlemiş değil. Gelecek ayın başında Cumhurbaşkanı adaylarının açıklanması bekleniyor. Seçimlerin net tarihi belli değil. Zira deprem bölgesinden başka şehirlere milyonlarca insan aktı, göç etmek zorunda kaldı. Şehirlerin nüfusları değişti. Doğal olarak şehirlerin nüfusları net olarak belirlenmeden, illerin milletvekili sayıları yeniden belirlenmeden seçimin yapılması adil olmaz. Ancak muhalefet partileri, depremler nedeniyle zorda kaldığını düşündükleri iktidarı bu fırsattan istifade indirebileceklerini düşünmeye başladıklarından seçimin 14 Mayıs'ta yapılmasını istiyorlar. Bize kalırsa seçimler okullar açılmadan 8 gün önce yapılmalı. O zaman kadar birçok şey yerine oturmuş olur. Hem muhalefet partileri de belki o tarihe kadar Cumhurbaşkanı Adayını belirleyebilmiş olur! ALLAH'TAN ŞU MUHALEFETİN İKTİDAR OLDUĞU BİR DÖNEMDE BU BÜYÜK FELAKETLERİ YAŞAMADIK, HER YÖNÜYLE KAYIPLARIMIZ KATLANABİLİRDİ Başta ABD olmak üzere tüm Batılı ülkeler, yani bu ülkeyi kendilerinin istediği gibi yönetmek isteyenler bizim muhalefeti her yönden destekliyorlar. Maddi imkanlarını da onlara sonuna kadar açmış durumdalar. Tek dertleri Türkiye'yi yeni baştan ele geçirmek, tekrar işgal etmek. Bizim muhalefetimiz de ne yazık ki bu plana hizmet ediyorlar. İçlerinde sadece İYİ Parti arasıra olup bitenin farkına varmış gibi davranıyor ama sonar bir de bakıyoruz onlar da CHP'ye uymuş oluyorlar. Depremden sonraki 4 gün içinde enkazdan 75 binden fazla vatandaşı kurtarmayı başarmış organizasyonlara, bölgede kurulmuş ve kurulmakta olan yüz binlerce çadır ve konteynerlere, başka şehirlere yerleştirilmiş yüz binlerce depremzedeye rağmen muhalefet sürekli olarak devletin ve devletin kurumlarının bölgede olmadığını ileri sürdü. Ara sıra bölgeye gidip propaganda amaçlı görüntüler çekip döndüler. Bakın aklı başında her Türk vatandaşı bir kez daha gördü ki eğer Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde bir devlet olmasaydı asrın felaketinden bu ülke çok çok daha yüksek bir bedel ödeyerek, çok daha fazla can kayıpları yaşayarak çıkardı! Evet bu süreçte Konya ve Kayseri büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere, AK Parti ve MHP teşkilatları ilk günden itibaren çok iyi organize oldular ve bölgede faal olarak birçok hizmette bulundular. Ancak aynı şeyi ne yazık ki AK Partili tüm teşkilatlar için söylemek mümkün değil. Bazıları beklenilen performansı sahada ne yazık ki gösteremediler. GECENİN EN DERİN YERİNDE, KIŞIN EN ŞİDDETLİ OLDUĞU BİR GÜNDE, ÜST ÜSTE ÇOK ŞİDDETLİ DEPREMLERİN YAŞANDIĞI BİR YERDE ELBETTE BAZI AKSAMALAR OLUR, OLMASI DA NORMAL! Bu kadar büyük bir felaket yaşandığı zaman hiç şüphesiz bazı işler biraz olsun gecikir. Japonya'da Kobe Depremi olduğunda 2 gün deprem bölgesine herhangi bir yardım ulaştırılamamıştı. ABD ve Almanya yaşadıkları doğal afetlerin hasarlarını aylar, yıllar geçiyor da ancak kaldırabiliyorlar. Biz ülke olarak bu tür afetlerin yaralarını en hızlı saran devletlerin başında yer alıyoruz. Gecenin en derin yerinde, kışın en etkili olduğu günlerde, ülkemizin tarihinde görülmeyen 2-4 adet büyük şiddette depremin gerçekleştiğinde bazı işlerin aksaması, bazı yerlere müdahale edilmesinin zaman alması anormal bir durum değil. Zira 10 ilde, depremden sonra müdahil olması gereken insanların kendileri enkaz altında kalmış, oralarda bulunan makineleri kullanabilecek insan bile kalmamıştı. Tüm yardımlar her türlü olumsuz koşullara rağmen başka şehirlerden getirilmek zorundaydı. Tüm bunlara rağmen depremden iki saat kadar sonra birçok noktada enkaz kurtarma çalışmalarının başladığına şahit olduk. Aynı gün 13.17'deki depremi canlı yayında izleyenler de bizdik. O an meydana gelen şiddetli deprem esnasında birçok enkazın üzerinde ve yanlarında onlarca ekibin ve iş makinelerinin çalıştığına şahit olduk. Ama bizim muhalefet bu kadar zaman geçmiş kitlelere aynı yalanları tekrarlamakla vakit kaybediyor. Size bir şey daha söyleyelim ve yazımızı bitirelim: Muhalefet yalan dolanla iktidara gelmek için bu kadar hemhal olmasa iyi olur. Emin olun bizim insanlarımız, kendileri de yalan söylese bile, siyasilerin yalan söylemesinden ve zor zamanlarda seçimi kazanmak için olumsuz dil kullanılmasından son derece rahatsız oluyorlar. Böyle giderse muhalefet bir kez daha Türk Milleti karşısında mağlup olacak! *ALINTI |
|