mIRCForumlari - mIRC ve IRC Kullanıcılarının Paylaşım Platformu
  https://www.mircforumlari.net/iletisim/


SohbetG.Com

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10 Mart 2023, 04:47   #1
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022
Konular: 21245
Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul
Cinsiyet: Erkek
Web Site: TRmIRC.Net
IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net
Alınan Beğeni: 3770
Beğendikleri: 6794
@RahmetLi
Ruh Hali : : Olu Gibi
Standart Afet Riskli Alan Projesi ya da kentsel dönüşüm projelerini hiç değilse şu saatten sonra ertelemesek!

Cumartasi günü bu köşede yayımlanan yazımız Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik tarafından kamuoyuna yapılan açıklamanın bir bölümünü yayımlamıştık. Bugün açıklamanın geri kalan bölümünü de sizleri dikkatine sunuyoruz:
"En son gelinen süreçte hazırlanan imar planlarının eksikliklerinin giderilmesi ve proje dahilinde hak sahiplerinin en az üçte iki çoğunluğu ile ne yapılacağının, neye karşılık ne alınacağının açık olduğu bir anlaşma yapılması hususları tamamlanmamıştır. Bu bağlamda Bakanlıkta imar planlarının beklemesi gibi bir durum söz konusu değildir.
Riskli Alan içerisinde bulunan bir parsel sahibinin çeşitli gerekçeler ile Riskli Alanın iptali ile ilgili kişisel başvurusu üzerine 03.10.2018 tarihinde Danıştay Ondördüncü Dairesi Yürütmeyi Durdurma Kararı vermiştir
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu' nun 07.11.2019 tarih ve 2019/5324 numaralı Kararı ile dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararın kesin olarak onanması kararı verilmiş olup karar sadece davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu taşınmaz yönünden hüküm ifade ettiğinden Riskli Alan statüsü devam etmektedir. Kamuoyuyla paylaşılan Riskli Alanın iptal edildiği bilgisi doğru olmayıp Büyükşehir Belediyesine iptalin yalnızca sahibi tarafından başvuruda bulunulan parseli kapsadığı defaten yazı ile bildirilmiştir
Bu süreç içerisinde Riskli Alan sınırları içinde yer alan bir kısım alan 20.06.2019 tarihinde Belediye Kanunun 73. Maddesi kapsamında Porsuk-1 ve Porsuk-2 Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak Büyükşehir Belediye Meclisince ilan edilmiş, 12.07.2019 tarihinde Porsuk-2, 14.11.2019 tarihinde Porsuk -1 imar planları yine Büyükşehir Belediye Meclisince onanmıştır. Ancak bu projelerde de net bir ilerleme söz konusu olmamıştır.
Yukarıda açıklanan bilgi, belge ve kronolojiden anlaşılacağı üzere Bakanlığımız üzerine düşen görev ve sorumlulukları derhal yerine getirmiş olup İlimiz merkezinde yer alan Riskli Alan çalışmalarında yapılan yetkilendirmeden de anlaşılacağı üzere tüm sorumluluk Büyükşehir Belediye Başkanlığı uhdesindedir.

"BÜYÜKŞEHİR'İN HAZIRLADIĞI PLANLAR AFET GERÇEĞİNE DUYARSIZ KALDI, 2020 İZMİR DEPREMİ SONRASI BİNALARIN İNCELENMESİNİ İSTEDİK"
Bunları yanında 2016 yılında hazırlanan 1/25 000 ölçekli nazım imar planları, mevcut konut dokusunu sadece "mevcut" olarak ele almış, bu dokunun ne kadar sağlıklı olduğu, dönüşüm ihtiyacının ne kadar olacağı gibi hususlara hiç değinilmemiş, 1/25 000 ölçekli nazım imar planı bu duruma duyarsız kalmıştır. Ayrıca 1/5000 ölçekli olarak hazırlanan revizyon nazım imar planı da sadece Belediyelerin kamulaştırmasız el atma davalarından kurtulabilmesi amacını taşıyan adeta plan değişikliklerinin topluca yapılması içeriğinde olan bir düzeyde kalmıştır. Büyükşehir Belediyesi tarafından kamu kaynakları tüketilerek hazırlanan bu planlar afet gerçeğine duyarsız kalmıştır.
Bunların yanında 2020 yılında meydana gelen İzmir depremi sonrasında binaların can ve mal güvenliği açısından incelenmesi tüm belediyelerden istenilmiş, Büyükşehir Belediyesince bu hususla ilgili bir çalışma yapılmamıştır. Bugün yapılmaya çalışılan binaların incelenmesi süreci 1999 depreminden bu yana zamanında yapılsaydı konut stoğu verileri oluşturulabilecek ve tüm bu planlarda kullanılabilmesi ile dönüşümün nasıl olabileceği, hangi alanların bu maksatla kullanılabileceği gibi anlamlı eylemler, plan kararları oluşturulabilecekti. Ancak maalesef bu verileri içermeyen bir planlama anlayışı ortaya konmuştur.

"BUGÜN DEPREMZEDELERİN KALDIĞI YURTLARI BÜYÜKŞEHİR DAVALAR AÇARAK TAM 4 YIL GECİKTİRDİ!"
Bugün depremden kurtulabilmiş vatandaşlarımız için adeta bir yuva haline gelen yurtlarımız, Büyükşehir Belediyesinin açmış olduğu yıllar süren dava süreçlerinden sonra 4 yılı aşkın bir zaman kaybı sonrasında yapılabilmiştir. Ayrıca kent merkezinde herhangi bir afet anında bir toplanma alanı işlevi görecek Millet Bahçesi yine belediyelerin engellemeleriyle karşılaşmış, kentin en gözde yerinde yaratılabilmiş olan bu açık alan bile dava konusu edilmiştir.
İlerleyen zamanlarda bu tür kamu yatırımlarının önüne engel konulmaması, kamu kaynakları kullanılarak hazırlanan planların deprem ve afet gerçeğini ele alarak dönüşüm olanakları yaratması, yerel idarelerin merkezdeki riskli alan dahil, dönüşüm ve afetler karşısında yetki, görev ve sorumluluklardan kaçmadan, diğer kurumları suçlamadan hareket etmesi ümidiyle tüm gerçekleri kamuoyunun dikkatine saygılarımızla sunarız."
Bu açıklamalar Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik tarafından yapıldı. Tarihe not düşmek adına bu oldukça doğru bilgileri kamuoyunun dikkatine bir kez daha sunmak istedik."
Hikmet Çelik'in açıklamalarının yeteri kadar anlaşılır olduğu net. Biz de zamanında bu Afet Riskli Alan Projesi üzerine çok yazılar yazdık. Biz daha ziyade vatandaşın hakkı verilerek yapılması taraftarı olurken projenin iptali için uğraşanlar da oldu. Herkesin kendine göre bir haklı gerekçesi vardı. Belediyeleri yönetenler tüm bu itirazları ortadan kaldırıp projeyi hayata geçirebilmeliydi. Neyse... Allah bir uyarıda daha bulundu, bir fırsat daha verdi!

***

Tüm süreçler ESTRAM çalışanlarının aleyhine işlemek zorunda mı?

"İyi günler Sezai Bey. Biz Estram çalışanları olarak formeninden (yöneticisinden) altında çalışan bakım personeline, vatmanından temizlik işçisine, kontrol merkezi personelinden diğer tüm personele tüm sendikalı çalışanlar asgarî ücret +%8, yani 9 bin 187 TL net maaş alıyoruz Ocak 2023 itibariyle.
Ek protokol için de sendikamız sürekli olarak gerek belediye gerekse ESTRAM genel müdürü ile görüşme talebinde bulundu, zor zahmet randevu aldılar ancak randevu iptal edildi. Sonra görüşüldü, ileri tarihe ertelendi vesaire derken en son hepimizin derinden etkilendiği deprem olunca deprem bahane edildi ve muhtemelen artık olmayacak ek protokol.
Şimdi bizim Mayıs 2023 te sözleşmemiz sona eriyor, yenisi için de Mart 2023 başında görüşmeler başlayacak bir pürüz çıkarmazlar ise. Kanımca bu görüşmeler de bu politikayla greve kadar gidebilir..."
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve ilgili sendikalar, işçilerin hak ve hukukunu koruma adına, onların alın terlerinin yok sayılmaması adına bu feryada kulak vermeliler. Her ne olsa ESTRAM çalışanlarının aleyhine işliyor süreçler. Bu emekçilerin sıkıntısı bir an önce giderilmeli.



ALINTI


  Alıntı ile Cevapla


Cevapla
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)