mIRCForumlari - mIRC ve IRC Kullanıcılarının Paylaşım Platformu
  https://www.mircforumlari.net/iletisim/


SohbetG.Com

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10 Mart 2023, 04:47   #1
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022
Konular: 21245
Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul
Cinsiyet: Erkek
Web Site: TRmIRC.Net
IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net
Alınan Beğeni: 3770
Beğendikleri: 6794
@RahmetLi
Ruh Hali : : Olu Gibi
Standart Devlet yok diyenlerin üfürdükleri yalanlarla çalışmaları aksattığına, muhalefetin yurtlarda depremzedelerin kalmasına karşı çıktaklarına şahit olduk!

İnsanlarımızın önemli bir bölümü başımıza nasıl büyük bir felaketin geldiğinin tam olarak farkına varamadılar henüz.
Bir kısmı da bu puslu havada ortaya çıkan kurtların yaşanan süreçleri daha da zorlaştırmak için yaptıklarını fark edemiyor, önlerine atılan devlet ya da iktidar karşıtı her şeye dört elle sarılıyorlar.

BÖLGEDE ENKAZ KALDIRMA VE YARDIM FAALİYETİNDE ÇALIŞANLARIN SAYISI 220 BİNİ BULDU. 80 BİNDEN FAZLA İNSANIMIZ KURTARILDI
9 saat arayla geçen Pazartesi sabahı ve öğleninde yaşadığımız büyük iki deprem 10 ilimizi, deyim yerindeyse yerle bir etti. On binlerce insanımız toprak altında kaldı. Önceki gün itibariyle 80 bin kadar insanımız enkaz altından kurtarıldı. 25 bin kadar vatandaşımızı maalesef kaybettik. Sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarıyla birçok aile olduğu gibi aramızdan ayrıldı ne yazık ki. Acımız, hüznümüz her geçen gün artıyor. Bölgede önceki gün enkaz kaldırma ve yardım faaliyetleri için çalışan insanlarımızın, gönüllülerimizin sayısı 220 bini buldu. Bölgedeki iş makinesi sayısı da 15 bine ulaşmak üzere. Bölgedeki asker ve polislerimizin sayısı da her geçen gün artıyor. 26 gemi, 75 uçak, 81 helikopter ile askerlerimiz gece gündüz çalışıyor. Ancak tüm bu gayretlere rağmen henüz enkazların altında olanların bir bölümüne henüz ulaşabilmiş değiliz. Zira çok fazla bina çöktü. Sadece birinci depremin sonuçları ile uğraşıyor olsaydık herhalde işlerimiz çok daha kolay olurdu ve tablo bu kadar ağır olmazdı. Ancak televizyonlar canlı yayındayken meydana gelen ikinci deprem birinci depremde ayakta kalan binaların önemli bir bölümünü yerle bir etti. Bir şeyler almak için evlerine girenlerden çok sayıda hayatını kaybeden oldu. Nihayetinde yıkılan binaların sayısı katlandı. Doğal olarak altında canlı olup olmadığının araştırılması gereken bina sayısı katlandı. İşlerimiz iyice zorlaştı.

EN ZORLU ŞARTLARDA ÇOK BÜYÜK İKİ DEPREMİN SONUÇLARI İLE MÜCADELE EDİLDİ, EDİLİYOR
Bu ağır tabloya rağmen henüz saatler içinde bölgeye ulaşıp arama kurtarma ve yardım faaliyetlerine başlamayı başardık. Ağır kış şartları, bazı yolların depremde ağır hasar alması nedeniyle kullanılamamasına rağmen her geçen dakika deprem bölgesinde her bakımdan sayımız arttı. Bu şehirlerde bulunan ve depremde faydalı olabilecek insanlarımızın çok büyük bölümü ya depremde öldü, ya enkaz altında kaldı ya da depremde mağdur olan yakınları için uğraş verince doğal olarak bölgede çalışabilecek olanlar başka şehirlerden gelenler olabildi. Bu şehirlerde bulunan iş makinelerini kullanacak kimse bile bulunamadı. Bunun için de başka şehirlerden operatörler bulunup getirildi. Zamana ve kış şartlarına karşı yarışın başladığı bu süreçte hazır hale getirilen tüm imkanlar deprem bölgesinde depremzedelere yardımcı olmaya başladı. Önceki akşama kadar enkaz altından 80 bin kadar vatandaşımız sağ olarak kurtarıldı. Sağ olarak kurtarılanlar ve ne yazık ki enkazlardan naaşı çıkarılanlarla birlikte, enkaz altından önceki gün sonuna kadar çıkarılanlar 105 bini aştı.
Arzu ederdik ki saniyesinde bölgeye 400 bin kurtarma görevlisi yığabilelim. Ancak bugün çok büyük nüfusa sahip olan birkaç ülke haricinde herhalde hiçbir ülkede bu kadar bir kurtarma görevlisi potansiyeli yoktur. Biz bu konuda en hazırlıklı ülkelerden biriyiz. Ancak 9 saat sonra ikinci şiddetli bir depremin daha olması tüm bölgede çalışmalara büyük bir darbe vurdu.
Tüm bu zorluklara karşın arama kurtarma ve yardım faaliyetleri tüm hızıyla sürdü. Tabi en büyük sıkıntı ise bizim kimi siyasilerimiz ya da insanlarımız tarafından çıkarıldı.

BİR YALANLA ENKAZ KALDIRMA VE YARDIM FAALİYETLERİNİ SAATLERCE BALTALADILAR, ÖLÜMLERE SEBEP OLDULAR, YAĞMACILARA FIRSAT VERDİLER!
Örneğin "Hatay'da baraj patladı" yalanı ile depremde en büyük zararı gören Hatay'da gerçekleştirilen arama kurtarma faaliyetlerine büyük bir darbe vuruldu, kurtarılmak üzere olan insanlarımız hayatlarını kaybettiler. Bazıları için klavye başında yazılan bir satırlık bu yalan, Hatay halkının ve kurtarma çalışmalarına katılmak üzere şehre gelenlerin bir anda her şeyi bırakıp bulabildikleri araçlarla şehri terk etmeye çalışmalarına, doğal olarak tam bir kaos ortamının oluşmasına neden oldu. Belki de bu sırada yağmacılar birkaç yeri daha yağmaladı!
Bazı siyasiler de bölgedeki her olumsuzluğu daha ziyade Suriyelilerin ve Afganların üzerine atarak, hemen her gün birkaç yalan üreterek, hemen her gün milleti devletin aleyhine kışkırtarak, kendilerince siyasi rant elde etmeye çalıştı. 220 bin kişi ve 12 binden fazla iş makinesiyle 10 farklı ilde yüzlerce noktada meydana gelmiş binlerce göçükte olağanüstü bir gayret gösterilmesine rağmen halen "Burada devlet yok" demekten utanmayan siyasiler ve etkileşim peşinde koşanlar gördük. Hatta bunlardan kimileri halkı galeyanı getirmek için göz göre göre yalan söylediler, yalanları ortaya çıkınca hiç utanmadan kendilerini yalanları yüzünden kınayanlara hakaret ettiler.

ORADAN BURADAN DUYDUKLARINI KENDİ BAŞINA GELMİŞ GİBİ AKTARAN SOSYAL MEDYA FENOMENLERİ DE BAŞIMIZA BELA OLDU!
Bazı sosyal medya fenomenlerinin yalan dolanla ne kadar çok etkileşim alınabildiğini görmelerinden sonra niyetlerini bozmalarını ve ortaya nasıl bir fitne çıkartıldığını söylemeye gerek de yok. Düşünsenize kendisi güya depremzedelerin cesedini çıkarıyor ve bir Afganlı gelip o cesedin kolunu kesip altınları çalıyor!
Bir kişi kendi başına enkazda çalışmıyor. Birçok insan oluyor. Bir de etrafta bu çalışmaları izleyenler bulunuyor. Başta enkaz altındakilerin yakınları. Etrafta hiçbir güvenlik görevlisi olmasa bile her enkazın başında alakalı alakasız birçok insan oluyor. Böyle bir ortamda iddia ettiği şeyin gerçekleşmesi mantıken çok ters ama devlet ve hükümet aleyhine olduktan, insanları birbirine düşürecek içeriğe sahip olduktan sonra bunlara her şey mübah. Nihayetinde polis kendisini yakaladı ve karakolda ifadesini aldı. Karakolda "Böyle bir şeye ben şahit olmadım ama şehirde böyle bir şey konuşuluyordu"ya çevirdi olup biteni!

ÜNİVERSİTE YURTLARI 800 BİNDEN FAZLA DEPREMZEDEYE BİR SÜRE EV OLMALI, ÖĞRENCİLERİMİZ BİRKAÇ AY UZAKTAN EĞİTİM ALABİLİRLER
Her neyse...
Hükümet bir karar aldı. Üniversiteler bu saatten sonra yaza kadar uzaktan eğitim verecek. Öğrenci yurtlarında da depremzedeler kalacak. İktidar muhalifleri ortalığı ayağa kaldırmaya başladılar: Öğrencilerin psikolojisi bozulur, etmeyin, yapmayın!
İyi de pandemide iktidar 3 hafta her yeri kapatınca onu alkışlayanlar ve "Erdoğan doğru yaptı" diyenler kendileri değil miydi? Elbette ama kendilerinin hesapları başka, o yüzden öğrencileri kullanıyorlar ve bu karara karşı çıkıyorlar!
Kredi Yurtlar Kurumu'na bağlı yurtların kapasitesi 800 binin üzerinde. Devlete ait misafirhaneler, öğretmenevleri gibi yerler dahil belki bir-bir buçuk milyon insana barınma imkanı sağlanacak. Yurtlarda, kamplarda kalmak istemeyenlerin bir kısmı geçici bir süre otellerde kalacak. Çünkü otellerin aylar öncesinden bağlantısını yaptığı müşterileri gelmeye başlayacak bir süre sonra. Zaten buralarda insanlarımızı misafir etmemiz maliyetleri de katlayacaktır. Herhalde muhalefet daha fazla masraf çıksın, iktidar para bulmakta iyice zorlansın diye hesap etmiyordur. Ya da milyonlarca mağdur depremzedenin başka kentlerde ev kiralamak zorunda kalmaları durumunda kiraların bir kat daha artabileceğini, bunun da depremzedeleri daha da zorda bırakacağını, dolayısıyla kızgınlığın küskünlüğün artışı ile hükümete tepkilerin yükseleceğini düşünmemiştirler!
Diğer yandan muhalefet depremzedelerin otellerde konaklatılmaması taraftarı. Zira biliyorlar ki eğer bunu yaptırabilirlerse dövize her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan Türkiye, turizm gelirlerinden olacak ve önemli bir cari açık verecektir. Bu da ülkedeki mali durumu daha da zora sokacaktır, döviz fiyatlarının bir kez daha patlamasına sebep olabilecektir. Ama bizim muhalefetimiz herhalde bunları hesap ederek öğrencileri düşünmeye, depremzedeleri umursamamaya başlamış olamaz, değil mi?

ŞU AN MİLYONLARCA DEPREMZEDE HER ŞEYDEN DAHA ÖNEMLİ!
Üniversite öğrencilerimiz birkaç ay daha uzaktan eğitim alabilirler. Elbette ideal olan yüz yüze eğitimdir. Ancak şu an olağanüstü bir dönemden geçiyoruz ve ortada milyonlarca mağdur depremzede kardeşimiz var. Bunların konutlarının yeni baştan yapılması en az bir yıllık bir süre alacaktır. Biz o zamana kadar onları olabildiğince rahat edebilecekleri yerlerde barındırmak ve ihtiyaçlarını karşılamak zorundayız. Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarımızın standartları onları memnun edecek kadar yüksek. Kimse kusura bakmasın ama bir süre bizim en önemli gündemimiz ekonomik ve psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşamış depremzedelerimize yaşadıklarını unutturmak, hayatlarını kolaylaştırmak olmalı ve olacak.

*



ALINTI


  Alıntı ile Cevapla


Cevapla
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)