mIRCForumlari - mIRC ve IRC Kullanıcılarının Paylaşım Platformu
  https://www.mircforumlari.net/iletisim/


SohbetG.Com

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10 Mart 2023, 04:47   #1
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022
Konular: 21245
Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul
Cinsiyet: Erkek
Web Site: TRmIRC.Net
IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net
Alınan Beğeni: 3770
Beğendikleri: 6794
@RahmetLi
Ruh Hali : : Olu Gibi
Standart Niye Odunpazarı değil de, Tepebaşı

Eskişehir'de 'Tatar Türk'ü belediye başkanı" deyince akla doğal olarak Kazım Kurt gelir. Eskişehir'e Balkanlardan ve kırımdan zorunlu göçler ile gelen Türkler şehrin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Bulunmaya da devam etmektedir. Ukrayna- Rusya çekişmesinde Kazım Kurt, tavrını batıdan yana koymaktadır. Kırım da 16 Mart 2014'te düzenlenen referandumda Tatar Türklerinde dahil olduğu Kırım halkının yüzde 96,75'si, Kırım'ın Rusya'ya katılmasına onay verdi. Referandumdan sonra Meclis ve üyeleri, Kırım'ı terk ettiler. Batının yanında yer aldılar. NATO'nun doğuya ilerlemesi de böyle başladığı söylenebilir. Kırım'ı terk edenler, şu anda Ukrayna'yı operasyon merkezi haline getirmiş durumdalar. Bu kişiler aslında Ukrayna' da zarar verdi. Ukrayna'nın başkanı da batı ve NATO'ya güvenerek, Rusya'ya savaş açtı. Arkasına baktığında batını askeri gücünü göremedi. Bugün batının kış ortasında donmasına ve batının gelişmiş ülkelerinde yaşanan enerji sıkıntısının temelinde Kırım sorunu vardır.

Eskişehir'de Odunpazarı'nda çeşitli binalara isimleri verilenler, Kırım Tatar Meclisi isimli grubu oluşturan kişilerden bazılarıdır. Bu grup, Kırım'a giden gıda yardımını bloke etmiş ve özellikle 2014-2015 yılları arasında yarımadadaki elektrik altyapısını tahrip olmasına da neden olmuşlardır. Maalesef dünyanın ve Rusya'nın diğer bölgelerinde yaşayan vatandaşlara, bu isimlerin Kırım Tatarlarını temsil etmediğini anlatmak kolay olmuyor. Eskişehir'de anlaması gerekenlerde bu olayları anlayamıyor. Akıntıya kürek çekiyor. Bu kişilerin yurtdışında, kurdukları Meclis adlı yapının hiç bir meşruluğu olmadığı gibi Kırım Tatarları Türkleri de temsil etmiyor. Ayrıca bu liderlerinin yolsuzluğa bulaşmış oldukları da biliniyor. Kırım'ın Ukrayna'ya bağlı olduğu dönemde, Türkiye'den durumu kötü olan Tatar Türk'ü ailelere yapılan yardımlara el koyduklarına şahit olan pek çok bölgede görev yapan gazeteci bu konuları gazetelerinde yazdılar. Merak eden arşivlerden bu yazıları bulabilir. Ankara'dan gelen yardımları başkalarıyla paylaşıldı. Hak sahiplerine ulaşamadı.. Ankara'ya sunulan yardıma muhtaç aileler listesine, kendi ailelerini ekledikleri, bölgedeki gazetelerde görev yapan gazeteciler tarafından dile getirildi. Bu kişilerin, Rusya karşıtı bir siyasi pozisyon almasının altında, şahsi çıkarlarını koruma kaygısı yatıyor. Batı ve Rusya arasında süren çatışmada, Kremlin karşıtı faaliyet gösteren grup ve şahıslara Batılı devletler tarafından yardımlar veriliyor. Ukrayna gibi istikrarsız alanlarda, bu tür yardım ağlarının kurulması daha kolay olduğu için Kırım'dan kaçan bu kişilerin burada faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz.

BATI'NIN KIRIM'DAKİ ELİ
Bu kişiler Batı basınında her zaman kendilerine yer buluyor ve Kırım'daki gelişmelerle ilgili yalan yanlış bilgiler paylaşıyorlar. Kırım'da yasadışı bir Rus işgali olduğunu iddia ediyorlar. Batılı medya, aynı söylemi Türkiye'nin bölgedeki çalışmalarında da söyledikleri bilinen bir gerçektir. . Ayrıca, Kırımlı aşırılık yanlılarına karşı yapılan operasyonlar, Batı basını tarafından "siyasi baskı" olarak tanımlanıyor. Batı merkezli kışkırtmaların nedeni açık; Kırım ve Ankara arasındaki mesafe yaklaşık 500 kilometredir. Türk Akımı gibi projelerde, Rusya'yla işbirliği yapan Türkiye'ye Kırım'dan asla bir tehdit gelmeyecektir. Fakat Kırım Yarımadası'ndaki en ufak istikrarsızlık, Türkiye ve Rusya'nın rakipleri tarafından kullanılacaktır. "Kırım Tatarları" kartı Türk-Rus ilişkilerini bozmak için batılı emperyalistler tarafından kullanılmaktadır. Bölgede çalışan bir gazeteci, bir yıl önce "Kırım Tatarı Manifestosu" adlı bir kitap kaleme aldı. İngilizceye çevrilmesine rağmen Batı'da hiç bir şekilde tanıtılmasına izin verilmedi. Çünkü kitap da Batı'nın Kiev ve Kırım ajandasından farklı şeyleri savunuyordu. Bu gazeteci tersini yapmış olsaydı, şimdilerde "Demokrasi Savaşçısı" tarzı ödüller alacaktı. Yani, kısacası bu yardım kuruluşları, batının desteği ile giysi yardımı altında bölgedeki gerginliği arttırmak için silahta gönderiyor. Eskişehir'deki bir belediyenin de bu konularda daha gerçekçi ve uyanık yaklaşım içinde olmasını bekliyoruz.

TEPEBAŞI ZİYARETİ ÖNEM TAŞIYOR
Kırım 'a batının ve emperyalistlerin gözü ile bakmayan bölgeden bakan bir dernekte, yanlışlıkları düzletmek için gayret ediyor. Bu dernek, Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu adını taşıyor. Federasyonun Genel Başkanı Ünver Sel Eskişehir'de bir dizi ziyarette bulundu. Birbirimizi görmeden tanıdığımız Ünver Sel, beni de ziyaret etti. Federasyon dışında bir de Ankara'da bir de Kırım Kalkınma Vakfı var. Vakfın yönetiminde kitapları da bulunan hemşerimiz Rıdvan Aras, yönetici olarak görev yapıyor. Federasyon ve Vakıf, Rusya ve bölge ülkeleri işbirliğini geliştirerek, Ukrayna krizini çözmek istiyor. Rusya ile Türkiye arasında mekik dokuyarak, bu kriz ortamında ekonominin gelişmesine katkı veriyorlar. Sel ile Aras'a Eskişehir'deki en büyük 'Balaban Akay'ı niye ziyaret etmediklerini şaka yollu sordum. Balaban Akay'ın solcu olduğunu söylemesine rağmen, bölgede sağcılarla iş yapmasına anlam veremediklerini altını çizdiler. Her şeyin karıştığı ortamda oluyor böyle şeyler.Demek ki, herkesin ayrıca kendisini gözden geçirmesi gerekiyor.





ALINTI


  Alıntı ile Cevapla


Cevapla
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)