|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı ![]() Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022 Konular: 21245 Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul Cinsiyet: Erkek Web Site: TRmIRC.Net IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net Alınan Beğeni: 3770 Beğendikleri: 6794 Ruh Hali : : |
Birkaç gün önce İstanbul-Şişli'de Habertürk Gazetesi-Televizyonu muhabiri Fatmanur Boylu tarafından çok dikkat çekici bir haber yapıldı. Haber çok da ses getirdi. Boylu'nun haberindeki iddiaya göre bir çocuk "Annem karne hediyesi olarak bana et aldı" demişti. Bu haberin yayımlanması üzerine bu cümle viral oldu; yani sosyal medyada zincirleme paylaşımlar ile kısa sürede izlenmesi, üzerine yorum yapılması yüz binlere, milyonlara ulaştı. Konu bir anda o kadar popüler hale geldi ki tüm muhalefet partilerinin genel başkanları bu ifadeleri kullanarak sosyal medyadan paylaşımlar yaptılar ve iktidarın oylarından tırtıklayabilmek için bu haberi ve ifadeleri tepe tepe kullandılar. Ertesi gün tüm muhalif medyanın gazetelerinin manşetlerini, sürmanşetlerini bu yalan süsledi! Ertesi gün çocuğun ailesinin itirazları yükseldi birden: "Bizim maddi durumumuz kötü değil, hatta iyi. Evimiz, arabamız var. Evin babası da üst düzey bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışıyor. Çocucuğumuz eti sevmez. Babası ona tablet aldı/alacak.Muhabir kulağına fısıldayarak bu sözleri söyletti." Bunun üzerine Habertürk haberle ilgili olarak soruşturma açtı kurum içinde. Gazetecinin habere müdahil olup olmadığını kontrol edeceklerini ve sonucu kısa sürede açıklayacaklarını kamuoyuna açıkladı Habertürk. Bir gün sonra da kararlarını açıkladılar: Muhabirin işine son verip, tüm Türkiye'den özür dilediler. Zira muhabir çocuğa iki defa bu sözleri söylemesini söylemiş, çocuk da onun sözlerini tekrarlamıştı. Sonra çocuğun cümlesi habere montajlanıp servis edilmişti. HABERTÜRK EN SONUNDA HAM GÖRÜNTÜLERİ YAYINLADI, İZLEYENLERİN ADETA KANI DONDU! Bunun üzerine Fatmanur Boylu açıklama yapıp ben fısıldamadım, benim burada suçum yok gibi bir açıklama yaptı. Hiç açıklama yapmasa daha iyiydi. Zira, ülkemizde yaşanan ekonomik bir kriz var. Bunu kimse inkar etmiyor. Dünyanın her ülkesinde et yiyemeyen illa ki bir kesim vardır, onların çocukları da et yiyemiyordur. Ülkemizde de vardır. Ancak bizde bunun daha az olduğunu da söyleyebiliriz. Çünkü her yıl bu ülkede Kurban bayramı oluyor. Milyonlarca hayvan kesiliyor ve etlerin en az üçte birisi maddi durumu iyi olmayan ailelere dağıtılıyor. Bazen etleri koyacak yer bulamayacak kadar et sahibi olduklarına şahit oluyoruz. Habertürk'ün muhabiri iktidar baskısı ile attığı iddia edilmeye başlandı. Bunun üzerine kurum ham görüntüleri yayımladı. Ham görüntülerde Boylu'nun çocuğa ve annesine yaklaşıp (muhtemelen ailenin diyaloglarını dinlemiş, çünkü direkt çocuğun ismini de söylüyor) konuşmaya başlıyor. Çocuğa mikrofon uzatıp "Ayazcığım, annem bana karne hediyesi olarak et aldı, der misin!" diyor, çocuk da hemen "Annem karne hediyesi olarak et aldı" diyor. Sonra bunu bir kere daha söyletiyor. TÜH YA, NE GÜZEL BİR YALANDI, NE GÜZEL KULLANIYORLARDI! Yani Habertürk Muhabiri Fatmanur Boylu, hemen orada kafasında kurgulayıp çocuk üzerinde planının uyguluyor. Kendisinin bugüne kadar yaptığı paylaşımlar irdelendiğinde HDP yanlısı olduğu netlikle anlaşılıyor. Bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Ancak yalanının sevildiği kadar sevilmedi gerçek. Belki de muhalefet partileri liderleri de tabanları gibi düşündü: Ne güzel bir yalandı, ne kullanışlıydı! Ancak olay hem çocuğun bu şekilde kullanılması, hem de gerçekte olmayan bir şeyin sanki varmış gibi sunulması bakımından çok çirkin. Bakalım muhalefet partileri genel başkanları tepe tepe kullandıkları kurmaca cümleyi kullanmakta aceleci davrandıkları için, bir yalanı paylaşıp ülkedeki insanların daha büyük bir bölümünün kısa sürede kandırılmasını sağladıkları için özür dileyecekler mi yoksa Fatmanur Boylu gibi çamura yatmaya devam mı edecekler! ***Pala-Köksal ekseni hızlı ve makul işlere imza atmaya devam ediyor! Suat Er baya bir zamandan beri Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı görevinde bulundu ancak aynı zamanda baya uzun bir zamandan beri Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi Başkanlığı görevini de yürüttü. Ancak son seçimlerde Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı görevine talip olmamıştı. Sıcakkanlı, canayakın bir kişi olarak tanındı. Mehmet Çiçek de baya bir zamandan beri Pazarcılar Odası Başkanı. Eskişehir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği yönetiminde de bulunuyor. Vedat Alp'in dünkü köşe yazısından bilmeyenler de öğrendi geçmişte "baba-oğul gibi" yakın olduklarını. İki isim de, onların yakınlığını yazan isim gibi Emirdağlı. Bu iki ismin arası Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği'nin son kongresi öncesinde bozuldu. Hem de aralarındaki "baba-oğul gibi" tanımlanan ilişkiyi ters yüz edip birbirlerini adeta düşman ilan edecek seviyede bozuldu. Bir de Emirdağlılar Vakfı Başkanı Veli Görkem Pala var. Kendileri Eskişehir 112 (İl Ambulans Servisi) Başhekimi. Yakın zamanda bir yerden kendisine Eskişehir'de Yılın Bürokratı Ödülü verildi. Peki kendilerini neden Er ve Çiçek ile birlikte andık? Çünkü Veli Görkem Pala (Emirdağ Belediyesi eski Başkanlarından Cengiz Pala'nın da oğludur aynı zamanda) bu iki ismi bir araya getirip barıştırıyor. Şubat ayı başlarında Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi başkanlığına aday olmayı düşenen Çiçek bu gelişme ile birlikte aday olmaktan da vazgeçiyor. Yaşanması muhtemel sıkıntılar daha da büyümeden barışla çözülüyor. Veli Görkem Pala, Vakıf Başkanı olarak aralarında kırgınlık ve kızgınlık yaşanan Emirdağlıları barıştırmakta hızlı ve etkili oluyor. Aynen 112'deki işlerinde olduğu gibi. Aslına bakarsanız Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı ve Emirdağlı Hasan Hüseyin Köksal'a da yakın bir isim olan Pala, hatırlayacaksınızdır Emirdağlılar Vakfı Başkanlığına aday olmuştu. Dahası başka adaylar da vardı ve Vakıf Başkanı Hasan Murat Kahya o zaman seçime tek adayla gidilmesi çağrısında bulunmuş, bu çağrıya adaylardan olumlu yanıt verenler olmuştu. Ancak Köksal ve Pala, oldukça kısıtlı bir zamanda öyle yoğun bir çalışma yapmıştı ki Pala, Orhan Özkır ve Sibel Erenoğlu'nu geçerek vakıf başkanı seçilmişti. Kahya'nın da desteğini alan Pala, Edirne'deki düğünden 1 yaşındaki çocuğu ile acilen Eskişehir'e dönmek zorunda kalmış ve akabindeki 36 saat içinde hazırlığını yaptığı seçimde farklı kazanmayı bilmişti. Er ile Çiçek arasındaki gerginliği sona erdirerek de etkileyici bir işe imza atmış Pala. Hüseyin Köksal, Pala'nın başarısından aynı bir memnuniyet duyuyordur şimdi. Ama o yalnız değil; artık tüm Emirdağlılar aynı gururu duyuyor, aynı mutluluğu yaşıyorlar. "İyi ki Pala'yı başkan seçmişiz" diyorlar. Kendisini yürekten alkışlıyorlar. Bu arada ben de Pala-Köksal eksenini düşününce bu şahısların ellerini attıkları her işin üstesinden büyük bir ustalıkla geldiklerini görmekten yorulduğumu belirtmek istiyorum. Tamam yoruluyoruz ama çıkardıkları güzel işleri görünce biz de kendilerini aynen Emirdağlılar gibi yürekten alkışlıyoruz. *ALINTI |
|