mIRCForumlari - mIRC ve IRC Kullanıcılarının Paylaşım Platformu
  https://www.mircforumlari.net/iletisim/


SohbetG.Com

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10 Mart 2023, 04:47   #1
Çevrimdışı
Üyelik tarihi: 07 Aralık 2022
Konular: 21245
Mesajlar: 24.248
Nerden: İstanbul
Cinsiyet: Erkek
Web Site: TRmIRC.Net
IRC Sunucu: IRC.TRmIRC.Net
Alınan Beğeni: 3770
Beğendikleri: 6794
@RahmetLi
Ruh Hali : : Olu Gibi
Standart Birlik ve beraberlik içinde olmamızı gerektiren esas tehlike artık her birimizin gözlemleyebildiği kuraklık!

Ülke genelinde olduğu gibi Eskişehir'de de son yılların en kurak kış mevsimi yaşanıyor. Eskişehir'de genellikle Aralık ayında ilk kar yağarken, bu yıl Ocak ayının ortasına gelinmesine rağmen ilk yağış gerçekleşmedi. İlk kar yağışı gerçekleşmediği için doğal olarak devamından söz etmek imkanı da yok.
Ancak daha kötüsü de var. Kar yağmadığı gibi yağmur da yağmadı, yağmıyor. Bir de soğuk olması gereken günler bahar, hatta yaz havası gibi geçiyor. Mevsim normallerinin 8-10 derece üstünde sıcaklıkları rahatlıkla görebiliyoruz.

4-5. GÜNLERDEKİ YAĞIŞI GÖRÜP SEVİNİYORUZ, O GÜNLER GELİYOR YAĞIŞ YİNE YOK!
Artık her gün insanların gözü hava durumunu gösteren ekranlarda. 5 günlük tahmin raporlarına bakıyorlar sık sık. 5. günde yağmur görüp seviniyorlar. Ancak o gün geldiğinde yağmurun damlası bile yok. Sonra bir daha bakıyorlar 4 ve 5. günler yine yağışlı. Seviniyorlar. O günler gelince de yağış gerçekleşmiyor. İnsanlar artık bu konuda umutlarını yitirmiş ve karamsarlığa kendilerini teslim etmiş durumdalar.
2 Eylül Gazetesi'nde konuya ilişkin bir haber okudunuz daha dün. Ne diyordu?
Yağışın olmaması yanı sıra artan hava sıcaklıkları, su kaynaklarının azalmasını tetikliyor. Kurak geçen kış ayı, çiftçilerin ekili ürünlerini de tehdit ediyor. Ekim ayında ekimlerini yapan çiftçiler, ürünlerinin kurumasından ya da verimlerinin düşmesinden korkuyor. Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde bulunan ve normal şartlarda sadece çevreden akan sularla dahi 1 metre yüksekliğinde su barındırabilen sulama kanalının kuruması, kuraklığın en net örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

ZİRAAT ODASI BAŞKANI SÜLEYMAN BULUŞAN: GEÇEN YIL ARALIK AYINDA YAĞMUR BİLE YETERLİYDİ, 20 SENEDİR GÖRÜLMEYEN KURAKLIK VAR BU YIL
Kuraklık hakkında konuşan Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı Süleyman Buluşan, kuruyan kanal hakkında konuşup, nadas olan tarlalardaki susuzluk oranına dikkat çekti. Son 20 yılın en kurak kışı olduğunun altını çizen Buluşan, "Bu Ocak ayı, kuraklık ayı kuraklık diyebiliriz. Geçtiğimiz yılla kıyasladığımızda geçtiğimiz yıl Aralık ayındaki yağmurlar bile yeterliydi. 20 senedir çiftçiler olarak böyle bir kuraklık görmedik. Eskişehir gibi bir yerde 15 derece bir hava var. Normal şartlarda bırakın bu mevsimde tarlaya girmeyi, yolda bile gezmek mümkün değildi. Geçtiğimiz yıl bu kanal yatağında çevreden gelen sular dahi sadece 1 metre yüksekliğinde su akıntısı oluşturuyordu. Böyle kurak ve yağışsız geçerse önümüzdeki sezon çok zor olur. Çünkü su hayattır, su olmadığı takdirde hiçbir şey olmaz. Şu anda üreticimiz, hava şartlarını bilmiyor, yağışın ne zaman geleceğini bilmiyor. Bilmediği için gübresini atamıyor. Bu nedenle bu şubat ayı çiftçimiz ile birlikte bakanlığımızla istişareli çalışması olması lazım. Elimizdeki mevcut olan suları doğru kullanabilmek için yağmurlama sistemleri unutmamız lazım, şu anda damla bile çok önemli. Musluklarda kullanılan suların tasarrufu çok önemli. Şu anda Eskişehir'de Porsuk'ta, barajlarda kalan su neredeyse yüzde 30'ların altında. Bu demek ki içme suyumuz bile tehlikede. Bol bol dua etmemiz gerekiyor" dedi.

YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİ OLUMSUZ ETKİLENİR, HAYVANLARIN SULANMASINA YARAYAN KAYNAKLAR KURURSA HAYVANCILIK DA BİTER!
Evet, Buluşan daha çok mevcut durumun tarım alanında sebep olabileceği olası tehlikeye dikkat çekmiş. Tarım olmazsa bilelim ki hayvancılık da olmaz. Su kaynakları hayvancılık için de son derece önemlidir. Hem hayvanların tüketimi için gerekli her türlü bitkinin yetiştirilmesi için hem de hayvanların sulanması, barındıkları ahırların bakımı için.
2012 yılından sonra Eskişehir'in dış ilçelerinde çok sık ziyaretlerde bulunduk. O zamandan bu yana gözlemlediğimiz en önemli iki şeyden birisi su kaynaklarının yazın ortasını görür görmez kesilmesiydi. En dramatik dönüşüm bizce buydu. Hayvanları otlatmaya götüren sürü sahipleri ya da çobanlar artık suyu kuruyan ya da çok çok azalan çeşmelerin bulunduğu yerleri bırakıp daha başka meralara yöneliyorlardı. Evet kuraklık tehlikesini her yıl az ya da çok hissediyorduk. Ama 52 yaşındaki biz, daha önce böylesine sıcak bir kışı hiç yaşamadık, kar yağışı, hatta yağmurun gerçekleşmediği bir Ocak ayı hiç görmedik!
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada iktidara muhalif bir isim muhalefetin çok sert bir kış, patlayan, katlandıkça katlanan doğalgaz ve elektrik faturaları beklediklerini ancak kışın sıcak geçmesi nedeniyle bu beklentinin gerçekleşmediğini ifade etmeye çalışan bir paylaşımda bulunmuştu. Aslında kendisi başka bir şey yazmaya çalışmış da, kışın bu şekilde sıcak geçmesinin Recep Tayyip Erdoğan'ın kaybedebileceği oyların azalmasına vesile olduğunu vurgulamaya çalıştığı bir yorum yazmıştı. Her neyse...

TEK KAYNAKTAN BESLENEN ESKİŞEHİR İÇİN BARAJDAKİ SU SEVİYESİ ÇOK KRİTİK ORANLARDA
Şehrimiz ve ülkemiz açısından böylesine sıcak geçen bir kış büyük bir tehlikedir. Büyük barajlara sahip şehirlerin su sıkıntısı çekmesi pek olası değil yakın zamanda. Ancak bizim gibi, Eskişehir gibi tek kaynaktan beslenen, o kaynaktaki su oranı da günden güne düşen şehirler için tehlike çok daha başka. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü'nün bu konuda an itibariyle başka bir çalışması da yok. Dolayısı ile bir süre daha böyle giderse, iki üç ay içinde yeterli yağış alınamazsa muhtemeldir ki bizleri, su kaynakları iyi durumda olan şehirlerdeki akrabalarımıza, akraba yoksa varsa arkadaşlarımıza-dostlarımıza misafir olmak üzere teşvik edebilirler!
Kar duası pek yapılmadı bu ülkede bugüne kadar ama artık onun da yolu açılacak gibi görünüyor. Kar duaları tutmazsa yağmur dualarına zorunlu olarak devam.
Bakın başka konularda yapabileceklerimiz çok daha fazla olabilir ama bu konuda bizlerin yapabileceği çok sınırlı; umut içinde Allah'ın yardımını, merhametini, rahmetini beklemekten başka çaremiz yok!

BAZI MESELELERDE BİR ARAYA GELME ÇAĞRISI YAPILMASI İYİ DE ESAS BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE OLMAMIZ GEREKEN MESELE KURAKLIK
Hani şehrimizde son dönemde üst üste, özellikle de Barlar Sokağı ve civarında ya da benzer mekanlarda cinayetler yaşanıyor ya, birileri de buradan hareketle şehir olarak birlikte hareket etmemiz lazım deyip, her türlü çalışmaya var olduklarını söylüyorlar ya. Hah işte bu güzel bir çağrı. Ancak eğer kuraklığa karşı alınması gereken tedbirlerin belirlenmesinde, önlemlerin arttırılmasında hep birlikte yapılabilecek şeyler için bir araya gelinmezse, gelinemezse, gelinmesi akıl edilemezse durumlar belki bir daha telafisi mümkün olamayacak şekilde kötüye gidebilir.
Tehlikeyi seziyor musunuz?
Neyse böyle bir soruyu bile artık sormaya gerek yok. Sezilecek bir şey yok artık ortada; apaçık görünüyor tehlike zaten. Tehlikenin kendisi gözlerimizin önünde, her şekilde onu hissediyor ve yaşıyoruz.
Gözlerimizin önünde apaçık görülen yakın ve kesin tehlike için hiç değilse bir araya gelinebilsin bu şehirde, birlikte yapılabilecekler, alınabilecek önlemler bir tartışılsın, görüşülsün, ele alınsın. Manevi ve maddi olarak yapılabilecek her şeyde ortak hareket edilsin. Eğer kar ve yağmur duası yapılacaksa onlar bile daha geniş katılımla yapılsın. Yağmur bombaları kullanılacaksa, bir işe yarayacaksa onlar bile denensin.
İnsanlar pandemi sıkıntısından sonra şimdi ekonomik sıkıntılarla uğraşıyorlar. Endişeleri var birçok konuda. Şimdi bir de herkesin rahatlıkla görebildiği bir kuraklık tehlikesi eklendi endişelerimizin arasına...

*



ALINTI


  Alıntı ile Cevapla


Cevapla
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)