|
|
| | #1 |
| Çevrimdışı ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01 Mayıs 2023 Konular: 1794 Mesajlar: 1.871
Nerden: Yurtdışı Cinsiyet: Kadın Web Site: Bizimkiler.NET IRC Sunucu: Bizimkiler.NET Alınan Beğeni: 143 Beğendikleri: 103 Ruh Hali : : |
Açelya yada açalya (lat.azalea; yun.adzeleos,kuru’ dan). Değişik renklerdedir ve bol çiçekli olmasından dolayı çok beğenilen bir çiçek türüdür. Açalya (açelya) küçük orman gülü olarak da bilinir.(Bil.a. Rhododendron indicum; fundagiller familyası.) Açelya Çiçek Yetiştirme Kamelya gibi bakılır, ancak toprağı yalnız funda toprağıdır. Güneşten hoşlanmaz, toprağı sevmez, salonlarda pencere kenarına konmalıdır. Çiçekleri döküldükten sonra fidanları açıkça, gölgeli bir yerde bulundurmalı ve akşamları yapraklarına su serpilmelidir. Açelyaların her yıl çiçek açması için yazın iyi bakılması gerekir. Yapraklarının hastalanmaması için üzerine hafif tertipli bordu bulamacı serpilmelidir. Saksı harcı olarak çürümüş bitkilerden meydana gelen yakıt, yer kömürü (turba) denilen toprak karışımı kullanılabilir. Yazın ise özel bir bakım isterler. Dikkatsiz bir bakım sonunda toprak kuruması yüzünden organizmanın yeni gelişen tomurcukları, filizleri kuruyarak ölebilirler. Açelya çiçeklenme mevsiminden sonra toprağı ve atmosferi nemli tutmak için hergün serpme yöntemiyle sulama yapılmalıdır. Haziran ayında dışarı, fakat gölge yerlere konularak çok sıcak günlerde bol su ile ıslatılmalıdır. Ekim ayında tomurcuklar gelişir ve dokular sertleşir. Bir tek bu ayda kesinlikle içeriye alınmalıdır. Açelya çiçekler Aralık ayında meydana gelirler ve eğer bitki sağlıklı ise ve sıcak bir yerde bulunuyorsa, bir çok yıllar bozulmadan saklanabilir. Daha geniş saksılara alındıklarında büyümeyi kolaylaştırmak için her ilkbahar sıvı gübre verilmelidir. Genellikle hep yeşil yapraklı ve dikenli ağaç yada ağaççık (Bil.a.acacia; baklagiller familyası). Başta Avustralya olmak üzere (300 tür) sıcak ılıman ve yarı tropikal bölgelerde kendiliğinden yetişen 600 türü içerir. İstanbul akasyası, batılıların gülibrişim (albizzia) adlı süs ağacına verdikleri addır. Savan akasyası; Parkinsonia aculeata nın yaygın adıdır. Yalancı akasya ise (Robinia pseudoacacia), salkım ağacının halk arasında bilenen bir adıdır. Çok değişik biçimleri bulunan akasyanın çiçekleri genellikle sarı, bazen beyaz yada kırmızı renkte, başak yada toparlak baş biçimindedir; erkek organlar çok sayıda ve çıkıntılıdır. Meyve baklamsıdır. Yapraklar, kimisinde tüysü bileşik, kimisinde, özellikle Avustralya’ da yetişen türlerin çoğunda yeşil lam halinde yaprak sapı biçimindedir; bu da onlarda terlemeyi önemli ölçüde azaltır. Acacia heterophylla türündeyse bu özelliklerin tümünün bir arada görülür. Birçok akasya türü (en başta A.decurrens, A.dealbat, A.baileyana, A.longifolia) bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. ‘Kadıhindi’ denen bir madde, Çin’ de ve Birmanya’ da A.catechu’ nun odununun suda kaynatılmasıyla hazırlanır. Kadıhindi deri sepelemesinde, kumaş boyamada ve tıpta kullanılır. Akasyanın bazı türleri ise, özellikle A.arabica ve A.senegal, hücre erimesiyle oluşan ve halk arasında ‘arap z***ı’ adıyla anılan bir z*** verir. Tanen bakımından zengin olan akasya kabukları dericilikte kullanılır. Akasyanın Afrika’ nın Sahel ve Sudan-Sahel bölgelerinde yetişen bazı türlerinin (A.albida ve A.seyal) yaprakları ve badıçları geviş getiren hayvanlarca yenir. İki akasya türünde (A.sphaerocephala ve A.fistula) karınca toplulukları barınır. Ateş dikeni gülgiller (rosaceae) familyasının Pyracantha cinsinden, genellikle dikenli ve yaprak dökmeyen çalılara verilen ortak addır. Anayurdu Avrupa’ nın güneydoğusu ve Asya’ dır. Ateş dikenleri gösterişli meyveleri nedeniyle süs bitkisi olarak yetiştirilir, ayrıca çit olarak da kullanılır. Kısa yaprak sapları üstünde küçük, oval yaprakları, küçük ve beyaz çiçeklerin oluşturduğu salkımları ve kış ortalarına değin dalında kalan, turuncu ile kırmızı arasında değişen renklerde meyveleri vardır. Avrupa’ da yetişen ve boyu 4,5 m’ ye ulaşabilen Pyracantha coccinea’ nın süs bitkisi olarak değerlendirilen bir çok çeşidi geliştirilmiştir. Çin’ de yetişen P.atalantioides ile P.fortuneana da hemen hemen aynı boydadır ve her ikisinin de kırmızı meyveleri salkımlar halinde öbeklenmiştir. Anayurdu Tayvan olan P.koidzumii’ nin sık dalları, kırmızı mor sürgünleri ve turuncu-kırmızı renkli meyveleri vardır. Himalayalar’ da yetişen P.crenulata, 6 m’ ye ulaşan boyuyla küçük bir ağaçtır. Bambular iki yüzden fazla türe ayrılır. Bazı bilim adamları bunu beş yüze kadar çıkarırlar. Bambulardan çoğu Asya’ da, büyük bir kısmı ise Amerika’ da, bazıları Afrika’da, deniz yüzeyinde 3.000 m ( Himalaya ), hatta 5.000 m ( Andlar ) yüksekliğe kadar yetişir. Bambunun, içi boş ve düğüm düğüm bölmeli bir gövdesi, düğümlere bağlı sürekli yada süreksiz bir yaprak kını ve başaklardan oluşan az çok dallı salkım biçiminde çiçekleri vardır. En büyük bambu türü ( Cava’ da yetişen Gigantocloa maxima ) 45 m boy yapar. Hemen hemen bütün bambular, Güney Avrupa iklimine uyum gösterir. Bugün bambular tropikal kuşakta yer alan ülkelerin hemen hepsinde yetiştirilmektedir. Çin kçkenli olan saz bambu, Cezayir’ de yetiştirilir. Bambular kök parçalarıyla yetiştirilip çoğaltılır. Bambuların hafif fakat esnek ve dayanıklı olan gövdeleri ( sapları ), gemi direği ve yapı gereci olarak kullanılır. ( Çin ve Japonya’ da bazı köylerde evlerin tümü bambu odunuyla yapılmıştır.) bambu gövdeleri enine kesilerek, bunlardan vazolar, kutular, trampetler yapılır. Körpe filizleri sebze olarak yenilir. Bazı bambu türleri çok nitelikli kağıt hamuru verebilir. XVII. yy.’ da, Avrupa’ ya ithal edilen bambu gövdelerinden az çok işlenerek evlerde, teraslarda ve bahçelerde kullanılabilen hafif mobilyalar yapıldı. Türkiye’ de XIX: yy.’ ın ikinci yarısında, saray bahçelerinde yetiştirilmeye başlayan bambulardan bir grup bugün Beylerbeyi Sarayı’ nın bahçesindedir. Akdeniz ve Ege Bölgelerinde de bambu yetiştirilebilir. Begonya Çiçeği Beş cinsi içeren begonyagiller familyasının en önemli cinsi ( 600 tür ) olan begonya, Güney Amerika ve Güney Asya’ nın tropikal bölgelerinde kendiliğinden yetişir. Begonyalar bakışımsız yapraklı bireşeyli çiçekli küçük çalılar yada etli otsu bitkilerdir. Bahçecilikte üç tip begonya vardır: İpliksi köklü ve küçük çiçekli begonyalar ( Birezilya kökenli begonia semperflorens bunlardan biridir va Avrupa’ ya XIX. yy.da girmiştir.); Avrupa’ yad ha geç girmiş olan ve çok büyük çiçekli çok güzel bir çok melez begonya çeşitlerinin türetilmesine yarayan yumru köklü begonyalar : son olarak hem Asya hem Amerika kökenli, rengarenk süslü büyük yapraklı, kök saplı begonyalar. Ülkemizde, her üç begonya da, bahçelerde yetiştirilir ve salonlarda süs bitkisi olarak kullanılır. Bonsai çiçeği bonsay olarak da bilinir. Anlamı Japonca da ‘ bon’ saksı ‘ sai ’ ağaç kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Köklerinin kısaltılması, dal ve sürgünlerinin bağlanması ve biçimlendirilmesi sureti ile saksıda yetiştirilen bodur ağaç çeşididir. Bonsai çiçeği Japonya da ‘ saikei’ denilen yayla peyzajı sanatının doğmasına neden olmuştur. Fesleğen Çiçeği Ballıbabagillerden, saksı da yetiştirilen güzel kokulu bir ottur. İlmi adı Ocimum’dur. Cüce fesleğen, kırlarda yetişen pembe, kırmızı veya eflatun çiçekli, kokulu bir bitkidir. Fesleğen yeşil yapraklı kokulu bir bitkidir. Yaprakları kekik gibi bahar ve koku verici olarak kullanılır. Kokusundan dolayı haşereler fazla yaklaşamaz. Yapraklarına dokunulduğunda koku verir. Yara iyileştirici ve sinir yatıştırıcı suların bileşimine girer. Fulya çiçeğinin yaprakları hasır sazının yapraklarını andıran bazı nergis türlerine benzeyen özelliktedir. Fulya çiçekleri iki türe ayrılır. Narcissus jonquilla denilen tür küçük fulya türüdür. Narcissus odorus ve narcissus pseudonarcissus ise büyük fulya türüdür. Fulya çiçekleri ilk baharda çok gelişmiş, oldukça büyük sarı çiçekleri ile kırları süsler, bahçelerde de süs bitkisi olarak yetiştirilir. Gardenya çiçeği ismini İskoçyalı botanikçi Garden’ in adından almıştır. Eski dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerinde yetişen ve kokulu beyaz çiçekler açan ağaç türündendir. Gardenia ( gardenya ) jasminoides çok gösterişli bir bitkidir. Gardenyanın 60 kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller familyasından oluşur. Kardelen çiçeği kuzey ve Doğu Anadolu’ da yetişen ve ilkbaharda beyaz renkli sarkık çan biçimde çiçekler açan soğanlı bir bitki türüdür. Kardelenin Anadolu’ da bir kaç türü yetişir bunlardan bazıları galanthus nivalis, glanthus elwesii, galantus latifolius’dur. Bu bitkinin otsu kısmı kalp kuvvetlendirici, midevi ve adet söktürücü etki gösterir. Yumrusundan yapılan lapa çıbanları olgunlaştırmaya yarar. Yumrularından elde edilen galantamin son yıllarda kas uyarıcı olarak özellikle çocuk felci hastalığında kullanılmaya başlamıştır. Kardelen soğanı süs bitkisi olarak yurtdışına satılmaktadır ve Türkiye’nin ihraç ettiği çiçek soğanlarının başında gelir. Nergis Çiçeği Alımlı ve hoş kokulu çiçekleri nedeniyle birçok ülkede süs bitkisi olarak yetiştirilen nergislerin, başta Avrupa olmak üzere, kuzey ılıman kuşakta kendiliğinden yetişen 40 kadar türü vardır. Nergisgiller familyasının Narcissus cinsini oluşturan bu bitkilerin adı Yunan mitolojisindeki Narkissos’un adından gelir. Mitolojiye göre sudaki görüntüsüne aşık olup ona kavuşmak için ölümü seçen güzeller güzeli Narkissos’un öldüğü yerden nergisler bitmiştir. Nergis soğanı zehirli bir süs bitkisidir. Çok eski zamandan beri süs için yetiştirilen ve baharda ilk çiçek açan bitkiler arasındadır. Çiçeği çıplak bir sapın üzerinde biraz eğik durur. Nergislerin rüzgarlı havalarda nazlı nazlı sallanan eğri boyunlu çiçekleri hafifçe yassılaşmıştır. Çiçekler içi boş ve uzun bir sapın ucunda tek tek yada çoğunlukla ikiden başlayarak altı taneye kadar bir arada açar. Her bir çiçek ortadaki çanak yada boru biçimli yapıyı çevreleyen altı taçyapraktan oluşur. Nergisin birçok türü ve melezleri vardır. Yabani nergis veya çayır nergisi ormanlarda pek çoktur. Toprağın hemen yüzeyinden çıkarak bir arada öbekler oluşturan ince uzun, sivri uçlu ve yassı yaprakları vardır. Ortalama 50 cm boyundaki bu yaprakların bazı türlerde 1 metreye kadar uzadığı da olur. Nergis çiçekleri arıların yardımıyla tozlaşır. Bahçecilikte nergisler soğandan üretilerek çoğaltılır. Bir nergis soğanı bitki solduktan sonra sökülmeyip toprakta bırakılacak olursa gelecek yıl yeniden çiçek ve yaprak verir. Bugün kesme çiçek yada bahçe çiçeği olarak yetiştirilen nergislerin melezleme yoluyla üretilmiş 1000’den fazla çeşidi vardır. Taflan Çiçeği Taflan gülgiller familyasından, kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaççıktır. Kuzey İran’ da, Karadeniz’ in doğu kıyılarında ve Balkanlar’ da kendiliğinden yetişen bu bitki iri, parlak koyu yeşil yapraklarından ötürü park ve bahçelere süs ve gölge ağacı olarak dikilir. Bazı yörelerde meyveleri taze yemiş olarak tüketilir. Orman içi gölgelik yerlere, duvar kenarlarına ve nemli toprakları seven taflan 6 m ye kadar boylanabilir. Baharla birlikte açan beyaz çiçekleri dik salkımlar oluşturur. Ortadaki kalınca sapın çevresine dizili olarak gelişen olgunlaştıkça siyaha yakın bir renk alır. Taze taflan yaprakları suya damıtılarak yatıştırıcı, öksürük kesici ve solunumu uyarıcı olarak kullanılan bir sıvı hazırlanır. ![]() Bizimkiler.NET & Diyoki.NET |
|